HAMİLELİKTE HAFTA HAFTA BEBEĞİN GELİŞİMİ...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Anne olacak adayların, yani hamilerin karnındaki bebekleri ile geçirecekleri 9 aylık süre anneye her ne kadar uzun gelse de, dışarıdan gören bir insan için öyle değildir. Hamilelerin vücudundaki değişiklikler çok çabuk göze çarptığı için dışarıdan bir insana ne çabuk geçti, büyüdü gibi ifadeler kullanabilir, ama anne için ise öyle değildir. Anne bu 40 haftalık süreçte bir çok zor durumda kalabiliyor ve vücudundaki değişiklikleri ilk o fark ediyordur. 

Anne adayları hamile kalmadan önce yada hamileliklerini anladıkları zamanda, hamilelikte karşılaşabilecekleri her şey hakkında bilgi edinmeye başlıyorlar. Anne adayları hamilelik boyunca nasıl davranması gerektiğini, neler yiyip içmesi gerektiğini, hamilelikte hangi hareketlerden kaçınılması gerektiği gibi bir sürü konu hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Hamileler gün geçtikçe karnındaki bebeğinin ne kadar büyüdüğünü ve nasıl büyüdüğünü görmek istedikleri için her doktor kontrollerini iple çekmektedirler. 

Anne adayları hamilelik süreci boyunca bir de yapılması gereken testler ve tahliller olduğunu öğrenmektedirler. Anne adayları bebeğin büyüme ve gelişmesi açısından yapılması gereken testler arasında ikili test, üçlü test, doppler renkli ultrason gibi bir çok şey bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra anneyi en çok heyecanlandıran ve gün gün takip ettirmeye yönelten şey ise, bebeği kaçıncı haftada ne kadar büyüdüğü ve kendisinin hafta hafta karnının nasıl ne kadar büyüyeceği gibi konulardır. 

Sizlere bu yazımızda hamilelik süresince hafta hafta ve gün gün annedeki değişiklikler neler ve hafta hafta bebeğin gelişimi anne karnındaki gelişim süreci hakkında bilgileri sizler için derledik. 


İşte Hamilelikte Hafta Hafta Anne ve Bebek Gelişimi 


Öncelikle 40 Hafta sürecek hamilelik süresi 3 ana döneme ayrılıyor, bunlar birinci dönem, ikinci dönem ve üçüncü dönemlerdir. Bu dönemlere göre bebekteki ve annedeki değişiklikler hafta hafta aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.


Birinci dönem
Hamileliğinizin ilk 12 haftasında sizde ve bebeğinizdeki değişimleri kapsamaktadır.

Başlangıç

Bebeğiniz
250 milyon spermden yalnızca bir tanesi yumurtanıza ulaştı. Bu mucizevi anda yumurtayla sperm birleşir ve bebeğiniz için ilk temeller atılmış olur.
Hücreler bölünerek oluşmaya başlar. Sonunda embriyo ve plasentaya dönüşür. Bundan sonraki 4 günde hücre grubu rahminize ulaşarak buraya yerleşir ve 7. günde artık hamilesiniz!

Bedeniniz
Hormonlarınız periyodunuz durması için kimyasal sinyaller gönderir. 12 gün sonra, yaptırdığınız testte idrarınızdaki hamilelik hormonu açığa çıkmış olacak. Yaptığınız testte pembe çizgiyi rahatça görebilirsiniz.


0-5. hafta

Bebeğiniz
Oluşan embriyonuz kurbağa yavrusuna benziyor ve belki de bir pirinç tanesinden bile küçük. Ama böyle olduğu halde beyni ve sinir sistemi gelişmeye başladı bile. 4. haftada bir tomurcuk kadar olsa da kalbi dakikada 80 kere damarlarına kan pompalayarak gelişmesini sağlar.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bedeniniz
Hormonlarınızın değişmesiyle beraber hamileliğiniz ortaya çıkmaya başladı. Göğüsleriniz hassaslaştığı bu dönemde kendinizi hasta gibi hissetmeye başlayabilirsiniz. Koku duyunuz da geliştiği için yemek ya da parfüm kokularında mideniz bulanabilir. Hamileliğinizin başladığı bu günlerde dolaşım sisteminizin de değişip hızlanmasının etkisiyle sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

6-8. hafta

Bebeğiniz
Gözleri ve kulakları form almaya başlayan bebeğinizin sonradan ayak ve kollara dönüşecek uzuv tomurcukları da oluşmaya başladı. Yüzü de şekillenip kemikleri güçlenir. Tabii bu arada bebeğiniz hareket de ediyor ama bir fasulye tanesi kadar olduğu için ne yazık ki siz bunu hissedemiyorsunuz!

Bedeniniz
Sabah bulantıları ya da akşam ve gece de olabilir. Kendinizi yorgun hissediyor ve her fırsatta dinlenmek istiyorsunuz. Metabolizmanız da hızlandığı için bedeniniz daha sıcak olacaktır. Çünkü damarlarınız genişler ve daha fazla kan dolar. Rahminiz 8. haftada bebeğinizin gelişimine bağlı olarak büyür ve bir portakal büyüklüğüne erişir. Bu durum, arada hissedeceğiniz karın kramplarına neden olabilir.


9-10. hafta

Bebeğiniz
Göz kapakları ve tırnakları gelişen bebeğiniz artık bir üzüm kadar. Bebeğinizin cinsiyeti döllenme başladığı andan itibaren belli ama artık cinsel organı da oluşmaya başlıyor. Ayrıca küçük bir kurbağanın kuyruğuna benzeyen miniğiniz artık gelişerek insan görünümü almaya başladı. 

Bedeniniz
Sizin de fark edeceğiniz gibi göğüsleriniz çok büyüdü. Çünkü artan melanin hormonuyla birlikte süt bezleri faaliyete geçti ve göğüsleriniz süt dolmaya, göğüs ucundaki kahverengi bölge koyulaşmaya başladı. Bu dönemde kendinizi sürekli aç ve farklı yiyecekler aşerirken bulabilirsiniz.

11-12 hafta

Bebeğiniz
İskelet sistemi gelişti ve kemikleri güçlenerek tüm vücut bölümleri şekle girdi. El ve ayak parmakları ayrık ve kıvrık. Bebeğinizin böbrekleri de faaliyete geçti ve yuttuğu amniyo sıvısını dışarı atmaya başladı.

Bedeniniz
Umarız mide bulantınız azalmıştır ve kendinizi daha enerjik hissediyorsunuzdur. Ama hala damarlarınızda daha fazla kan dolaştığı için normalden daha sıcak olabilirisiniz. Rahminiz kendine daha çok yer açmak için pelvisinize baskı yapıyor. Değişen hormonlar ve rahmin baskısı nedeniyle biraz ağrı hissedebilirsiniz. Bu da kendinizi masajla şımartmak için harika bir mazeret olabilir!
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir

İkinci dönem
İkinci döneminde artık bebeğiniz tamamen büyümeye başlar. El ve ayak parmakları belirginleşir. 

13-15. hafta

Bebeğiniz
Bu haftalar arasında bebeğinizin bütün organları gelişmiş olur. İlerleyen haftalarda da olgunlaşmaya devam eder. Derisi çok ince ve saydam bir halde olur. Bu yüzden de kan damarları görünür. Ayva tüyleri bütün vücudunu kaplar. Bu tüyler, hamileliğinizin 26. haftasına kadar uzamaya devam eder. Bebeğinizin parmakları ve ayak parmakları artık ayrılıp ayırt edilebilir. Ayrıca ayak tırnakları da şekillenmeye başlar. Bebeğiniz artık 8 cm uzunluğunda ve standart bir ölçüye ulaşmış durumda. Bebeğiniz bu dönemde artık ellerini keşfeder. Belki de ilk oyuncağı olarak kordon bağınızla oynamaya başlar!

Bedeniniz
Enerjiniz artar. Mide bulantılarınız ve sürekli tuvalete gitme ihtiyacınız biraz azalır. O çok yemek yiyen görüntünüzün yerini ileri doğru genişleyen bir karın alır. Ama bu sizin hissettiğiniz kadar rahatsızlık verici büyüklükteki bir görüntü olmaz. Bu haftalar arasında yüzünüzde benekler oluştuğunu görürseniz hemen panik olmayın. Çünkü doğumdan sonra genellikle bu lekeler geçer. Dilerseniz doktorunuza danışarak cildinize uygun bir cilt temizleyicisi kullanabilirsiniz. Tabii diğer bir çözüm yolu da hormonlarınızın sakinleşmesini beklemek.

16-18. hafta

Bebeğiniz
Artık bebeğiniz 13 cm uzunluğunda ve tam bir insan görünümünde. Kafasını göğsünün üzerinde tutmak yerine artık olduğu yerde yukarı doğru kaldırabilir. Kol ve bacaklarını vücudunun geri kalan kısmıyla beraber kullanmaya başlar. Böylece artık vücudu, kol ve bacakları orantılı bir şekilde olur. Bebeğinizin sinir sistemi de çalışmaya başlar. Bu onun uzuv hareketlerini beyniyle kontrol edebileceği anlamına gelir. 20. haftanızdaki ultrason taramanızı izlediğinizde bebeğinizin parmağını emdiğini görebilirsiniz.

Bedeniniz
Şimdi vücudunuzda yüksek oranda salgılanan östrojen hormonundan faydalanma zamanı. Bu hormon sayesinde cildinize ve saçlarınıza parlaklık gelir. Aslında bu dönemde hamileliğiniz hareketlenir. Bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Bu aşamada bebeğinizin hareketleri hafif çırpınışlar şeklinde olur. Bu süreç ‘hızlandırma’ olarak bilinir. Bağ dokunuz esnemeye devam eder. Alt karın bölgenizde biraz acı ve ağrı hissedebilirsiniz. Bu dönemde hamilelik kıyafetlerinizi de seçmeye başlasanız iyi olur.

19-21. hafta

Bebeğiniz
Ayva tüyleriyle birlikte bebeğinizin cildi iyice şekillenmeye başlar. Daha parlak bir hal alır. Kalın ve kremsi yapı, anne karnındaki o sıvı ortamdan korunmasını sağlar. Artık bebeğinizin el ve ayak parmaklarındaki izler belli olmaya başlar. Belki biraz saçları da çıkmaya başlamış olur. 21. haftadan itibaren hızlı göz hareketleri başlar. Bu da bebeğinizin gözkapaklarını aşağı ve yukarı doğru hareket ettirebileceği anlamına gelir. Tıpkı biz yetişkinlerin rüya görürken yaptığı gibi. Ayrıca bu haftalar arasında bebeğiniz vücudunuzda salgılanan antikorlardan faydalanmaya başlar. Bu hücreler onu doğumundan sonra ilk 6 ay, sizin çok önceden bağışıklık kazandığınız virüslerden korur.

Bedeniniz
Neredeyse yolun yarısına geldiniz. Bu haftalarda rahminiz oldukça gelişir. 20. haftaya doğru rahminiz göbek deliğinizin seviyesine yaklaşır. Bu da karnınızın daha belirgin olmasını sağlar. Belinizin ortasında linea negra adı verilen koyu kahverengi bir çizgi belirir. Bu vücudunuzdaki östrojen salgısının artmasından dolayı olur. Bu haftalarda süt kanallarının gelişmeye başlamasıyla göğüsleriniz daha hassaslaşır.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir


22-24. hafta

Bebeğiniz
Gözleri, gözkapakları, kirpikleri artık tamamen gelişmiş bir halde. Ayrıca dilindeki tat tomurcukları da gelişmeye başlar. Ses telleri fonksiyona geçer. Refleksleri güçlendikçe dışarıdaki seslerden dolayı hıçkırabilir. Cinsiyeti kızsa bu andan itibaren rahmi şekillenmeye başlar. Eğer erkekse de testisleri belirginleşip testosteron salgılamaya başlar. Ayrıca bu haftalarda vücudundaki şekerin çözülmesini sağlayan insülin salgılanmaya başlar.

Bedeniniz
Hormonlarınız hamilelikten dolayı gerilen kaslarınızı ve bağ dokunuzu gevşetmeye devam eder. Tabii bazı kadınlarda bu bel ya da siyatik ağrısına neden olabilir. Genişleyen rahminiz, midenizi yukarı doğru iter. Oradaki mide kapakçığını boş yere açılıp kapanması asit salgılanmasına neden olur. Bu da midenizin ekşimesine neden olur. Karnınız ne kadar büyürse mide ekşimesi sorununuzun artma riski de o kadar çok olur. Bu haftalarda kalbiniz her zamankinden hızlı çalışır. Dakikada 6 litre kan pompalamaya başlar. Ayrıca unutkanlık yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi tamamen hamileliğinizde salgılanan hormonlar.

25-27. hafta

Bebeğiniz
Eklemleri, bağ dokusu, omurga yapısı hızla gelişmeye devam eder. Bu da bebeğinizin büyüdüğü anlamına gelir. Artık biraz da olsa saçları çıkar. Gözleri tamamen şekillenmiş olur. Bebeğiniz haftalar ilerledikçe ona daha samimi gelecek olan sesinizi ayırt etmeye başlar. Bu yüzden de doğduğunda onu en rahatlatan ses sizin sesiniz, unutmayın.

Bedeniniz
Ne yazık ki bu karnınız, göğüsleriniz ve kalçalarınızda çatlaklar oluşmaya başlar. Bu cildinizin hassaslaşması ve vücudunuzdaki hormonsal değişikliklerden dolayı olur. Kalsiyum eksikliğinden dolayı bacaklarınızda kramplar oluşabilir. Bu yüzden bu haftalarda bol süt için, peynir ve yoğurdu çokça yiyin. Hafif egzersizler yapmaya devam edin. Sıkı bir vücuda sahip olmak, doğum sırasında acınızın azalmasını da sağlayacaktır.


Üçüncü dönem
Üçüncü dönem ve hamileliğin son dönemi olarak kabul edilen bu dönem en heyecanlı dönemdir, çünkü bebeğinizin doğmasına az bir süre kalmıştır.

28-30. hafta

Bebeğiniz
28 haftadan itibaren bebeğiniz gözlerini açabilir. Gözleri mide duvarından sızan ışığa karşı duyarlı olur. Artık bebeğiniz önemli bir dönüm noktasına girmiş durumda. Çünkü minik ve zayıf olmasına rağmen o anda bile dünyaya gelse yaşama şansı çok yüksek. Çünkü boyu 24.5 cm ve kilosu da 1.400 gram civarında.

Bedeniniz
bedeniniz bu hafta, hamileliğinizin ikinci döneminin sonlandırdığını gösterir. Ayrıca kilonuzun artmasıyla ağrı ve sancılarınız da artmaya başlayabilir. Bacaklarınızda varis oluşabilir. Biri karnınıza kulağını yasladığında kalp atışını duyabilir.


31-33. hafta
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bebeğiniz
Bebeğinizin vücudundaki o ilk ayva tüyleri kaybolmaya başlar. Bebeğiniz ara sıra uykuya dalar. Ayrıca dış dünyaya hazırlık yapmak için fazladan yağ tabakaları oluşur. Bebeğinizin cildi ten rengidir ve damarları görünmez. Artık bir yenidoğan görünümünde.

Bedeniniz
Göğüslerinizden artık kolostrum (ilk süt) gelmeye başlar. Bu ilk süt açık sarı renkte olur. Böylece vücudunuz bebeğinizi emzirmeye hazırlar. Bu haftalarda birçok hamile bacaklarında ve ayak bileklerinde şişkinlik yaşar.

34-36. hafta

Bebeğiniz
Beyni ve sinir sistemi hızla gelişmeye devam eder. Bebeğiniz doğduğunda da beyni olgunlaşmaya devam eder. 35. haftaya geldiğinde karaciğeri ve böbrekleri tamamen şekillenmiş olur. Hatta böbrekleri idrar üretmeye başlar. Sindirim sistemi de şekillenmiştir ve bağırsakları mekonyumla (ilk kaka) dolu olur.

Bedeniniz
Bebeğiniz büyümeye devam ettikçe karnınızın içinde boşluk alan yaratmaya çalışır. Bu nedenle ciğerlerinize baskı uygulamaya başlar. Nefes alıp verirken zorlanabilirsiniz. Bu dönemde Braxton Hicks (yalancı kasılma) da görülebilir. Bu vücudunuzun kendini doğuma hazırladığını gösterir.

37-39. hafta

Bebeğiniz
Küçüğünüz artık 45 cm uzunluğunda. Gün içinde en az on kez hareket ettiğini hissedersiniz. Bağışıklık sistemi tamamen gelişmiş olur. Kafası leğen kemiğinize doğru döner ve büyük gün için hazırlanır. Ciğerleri en son gelişecek olan organlardır. Ama 39. haftadan itibaren tamamen fonksiyona geçmeye başlar. Rahminizden dışarı doğru hava vermeye hazır olur.

Bedeniniz
Bu dönemde hala vücudunuz ev temizliği bile yapacak kadar esnek. Ama kendinizi çok zorlamamanızda fayda var. Bu dönemdeki gerginliğinizi ve stresinizi yüzerek atabilirsiniz. Artık doğum çantanızı hazırlamaya başlasanız iyi olur.


40. hafta

Bebeğiniz
Artık bebeğiniz; duyabilir, koklayabilir, tadabilir ve hissedebilir. Doğum için tamamen hazır bir halde. Karnınızın içinde ters dönmüş bir durumda. Daha keskin sancılar hissetmeye başlarsınız. Ortalama olarak bebeklerin doğumdaki kilosu 3 kilo 400 gram civarında.

Bedeniniz
Aldığınız kilolardan dolayı kendinizi iyice rahatsız hissedersiniz. Çünkü bu kilolar belkemiğinize ve bacaklarınıza çok fazla baskı uygular. Bu hafta size çok uzun gelebilir. Siz herhangi bir ağrı hissetmeseniz bile rahim ağzınız yavaş yavaş açılmaya başlamış olabilir. Bebeğiniz dünyaya gözlerini açmaya hazır.  bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir 


hamilelikte hafta hafta görüntü, anne karnındaki bebeğin hafta hafta gelişimi ,hafta hafta hamilelik takibi, hamilelikte hangi hafta da neler olur, hamilelik kaç hafta sürüyor, hamilelikte 10. hafta da olanlar neler, hamilelikte 20. 30 35. haftada neler olur, hamilelikte karın ne zaman büyümeye başlıyor, anne karnında bebek hangi haftada büyümeye başlıyor, hamilelik ve bebek gelişi, anne karnındaki bebek, bebeğin hafta hafta büyümesi, hamilelikte hafta takibi, hamilelikte en çok kilo hangi haftada alınıyor, hamilelikte kilo almak normal mi, anne karnında bebek tam olarak hangi haftada belirgin oluyor, bebek cinsiyeti hangi haftada belli oluyor, anne karnındaki bebeğin cinsiyeti kaçıncı haftada belli oluyor bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir 
KURANDA GEÇEN BEBEK İSİMLERİ...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Tüm anne ve baba olacakların çocuk doğduktan sonra yada doğmadan önce en çok zorlandığı konulardan biride çocuklarına koyacakları isimlerdir. Çünkü çocuğuna koyacakları isim o çocuğun yıllardır o isimle çağrılması ve söylenmesi açısından önem taşır. Çocuklara isim konulurken verilen isimlerinde anlamları çok önemlidir. Aylardır düşünen ve bir türlü karar veremeyen anne babalar çocuklarına koyacakları isimlerin diğerlerinden farklı olmasını isterler. 


hamilelikte yapılması gerekenler neler, anne adaylarının dikkat etmesi gerekenler neler, hamilelikte neler yapılmalıdır, hamilelikte zararlı olanlar nelerdir, hamileler nelere dikkat etmelidir, sigaranın hamilelere zararları neler, hamilelerde dikkat etmesi gereken konular neler, hamilelikte neler yapılmalıdır,


Hamilelerin en çok korktukları ve çekindikleri konuların başında anne adaylarının hamileliği boyunca yapılması gerekenler ile ilgili endişeleri yer alıyor. Sağlık bakanlığı yeni bir proje başlatarak anne adaylarının hamileliği boyunca yapılması gerekenleri ve en çok sorulan soruların cevaplarını içeren bir kitapçık hazırladı. Sağlık Bakanlığı ''Bebeğim yolda, Ben hazırım'' adlı projesi ile anne adaylarını bilinçlendirmeye çalışacak. hamilelerin merak ettikleri soruları ve yapılması gerekenlerini içeren kitapçıklarda ''40 haftalık yolculuk, hafta hafta gebelik, hamileliğin 3 trimesteri, gebeliğim boyunca ne kadar kilo almalıyım, gebelik diyeti nasıl olmalı, hastane çantasında neler olmalı, gebe iken nelerden sakınmalıyım, gebelikte niçin egzersiz yapılmalı, doğum sonrası bakım ve emzirme'' başlıklarında bilgiler yer alıyor.

Gebelik haftalarında embriyonun beklenen boyu, ağırlığı hakkında cetvellerin de bulunduğu kitapçıklarda, hamilelerin ne gibi vitaminler kullanılması, hangi besinleri tüketmesi gerektiği hakkında bilgilere de yer veriliyor.

''Sigara içmek erken doğuma sebep olabilir'' 

Gebe iken nelere dikkat edilmesi gerektiğine de açıklık getirilen kitapçıklarda, sigaranın erken doğum ve düşük doğum ağırlığına sebep olabileceğine, sigara içen annelerden doğan bebeklerin enfeksiyon hastalıklarına daha yatkın olabileceğine dikkat çekiliyor.
''Hayatınızın hiçbir döneminde sigara içmeyin ve gebelik dönemlerinde sigara içilen ortamlardan uzak durduğunuz gibi etrafınızda içilmesine izin vermeyin'' ifadesinin kullanıldığı kitapçıklarda gebelere şu uyarılarda bulunuluyor: ''Alkol ve benzeri alışkanlık yapan maddelerden uzak durun.


Hamilelerin Yapması Gerekenlerden Bazıları Şunlardır

-Röntgen ışınlarından uzak durun.
-Hangi sebeple olursa olsun hekim ya da bir sağlık hizmeti almaya gittiğinizde mutlaka hamile olduğunuzu hatırlatın.
-Hekiminizin önermediği reçetesiz ilaç kullanmayın, gebelik öncesi rahatlıkla kullandığınız ilaçlar özellikle ağrı kesiciler güvenli olmayabilir.
-Günlük aldığınız kafein miktarını kısıtlayın.
-Hazır gıda ve abur cuburdan uzak durun.
-Sauna kaplıca ve çok sıcak banyolardan kaçının.
-Boya kokusundan uzak durun.
-Et ürünlerini iyice pişirin.
-Çok uzun süre oturmayın, çok uzun süre ayakta kalmayın.
-Evcil hayvan özellikle kedi besliyorsanız dışkı kaplarını siz temizlemeyin'' Doğum sonrası bakım, emzirme, anne sütü, ek gıda, süt yapımını artırma ve sütten kesme gibi konularda da bilgiler veren kitapçıklarda, riskli olmadığı sürece doğum öncesi ve sonrasında egzersiz yapılması gerektiği vurgulanıyor.

-1 Mart'tan itibaren aile hekimlerine dağıtılacak
Bakanlıkça, 1 Mart'tan itibaren dağıtımı yapılan kitapçıklar, aile hekimlerinden ücretsiz temin edilebilecek. Kitapçıkları almak isteyen anne adaylarının kayıtlı oldukları aile hekimlerine başvurması gerekiyor. ''Sağlıklı gebelik ve doğum sonrası dönem için mutlaka aile hekiminize danışın, gebelik döneminde aile hekiminizi bilgilendirmeniz ve süreci birlikte yönetmeniz hem hamilelik döneminde hem emzirme döneminde sizin hem de bebeğinizin daha sağlıklı günler geçirmenizi sağlayacaktır'' uyarısının yer aldığı kitapçıklarda, aile hekimleri için artık randevuların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden internet bağlantısı ile veya Alo 182'yi arayarak telefon aracılığıyla alınabileceği belirtiliyor.
süt parası nedir, süt parası nasıl alınır, süt parası kaç para, 2014 süt parası kaç para, süt parasını nereden anasıl alabilirim, süt parası almak için gerekli olanlar, süt parası bankaya mı yatıyor, süt parası için istenen belgeler, süt parası ne zaman verilir, süt parası için zaman varmı, süt parası çocuk doğduktan kaç gün sonra veriliyor,


Emzirme ödeneği ya da diğer bir deyişle süt parası, ücretli çalışan çocuk sahibi olanları yakından ilgilendiren bir konudur. Bebeği olması halinde sigortalı kadınlara ve eşi çalışmayan sigortalı erkeklere Emzirme ödeneği yani süt parası verilir.

Süt parası her yıl değişen miktarlarda ödenir. 2014 yılı için ise belirtilen süt parası miktarı 103.00 TL'dir. Peki bu süt parası yardımı nasıl ve nereden alınır gibi soruların merak edilmesi üzerine konu ile ilgili bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.


Süt Parası Almak İçin Gerekli Bilgiler, İstenen Belgeler / Evraklar:

Süt Parası Nereden Alınır?

Süt parası doğum izni rapor tarihi bittikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından PTT Bank a adınıza yatırılmak suretiyle ödenir. Kimlik Belgenizle PTT Bank şubelerine başvurmanız yeterlidir. Sosyal Güvenlik Kurumuna şahsen başvuru şart olmamakla birlikte internet üzerinden hastane bildirimlerin uzun sürmesi sebebiyle genellikle Sosyal Güvenlik Kurumuna gidilir.


Süt Parası Nasıl Alınır?

120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi ödenmiş olmak şartıyla sigortalı iseniz kendiniz , eşiniz sigortalıysa eşiniz süt parası alabilir. Süt parası genel olarak doğum izni parasıyla birlikte ödenir.


SGK ya giderken yanınızda getirmeniz gereken belgeler:

- Evlilik Cüzdanı Fotokopisi,
- Doğum Belgesi,
- Vizite Kağıdı,
- Hastane tarafından Rapor, Doğum Belgesi bilgileriniz işyerinizden çalışma durumu bilgileriniz SGK sistemine işlenmiş olmalıdır. Elinizde varsa bu belgelerin 1 nüshasını yanınızda bulundurmanız yerinde olacaktır.

Konu ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Alo 170 Kayıtdışı İstihdam ve Sosyal Güvenlik Bilgi Hattına danışabilirsiniz.

.
hamileler dövme yaptırabilirmi, hamilelerde dövme yaptırmanın zararları nelerdir, hamilelerde dövme yaptırmak bebeğe zarar verirmi, hamilelerin yaptırdığı dövme şekilleri, hamilelerin göbeklerine yaptırdıkları dövme şekilleri, hamilelerin dövme yaptırması sakıncalı mı, hamile kadınlar dövme yaptırabilirmi, hamilelerin dövme yaptırması sağlıklımı, hamile dövmeleri, hamilelerde dövme yaptırmak,


Dövme yaptırma modası ve hevesi gittikçe yaygınlaşıyor. Şimdilerde dövme yaptıranlara yeni moda olarak hamilelerde katıldı. Hamilelerin yaptırdıkları dövmeler moda olarak her geçen gün hızla yayılıyor. Hamilelerin değişiklik ve görsellik için yaptırdıkları dövmeler zararlı mıdır?, bebeğe zararı var mıdır? yada doğum sırasında ve doğum sonrasındaki zararları nelerdir.

Sizlere bu yazımızda hamilelerde dövme yaptırmak zararlı mıdır, Dövmenin hamilelerdeki zararları nelerdir gibi merak edilen soruların cevaplarını paylaşmaya çalışacağız.


Hamilelerde Dövme Yaptırmanın Zararı Var mıdır? Zararları Nelerdir?

Hepatit B ve HIV/AIDS vücut sıvıları yoluyla bulaşan tehlikeli hastalıklardır. Dövme yaptırdığınız yerde kullanılan kirli bir ince ile tüm hayatınızı ve bebeğinizin sağlığını etkileyebilirsiniz. Dövme boyalarının bebeğin gelişimine zarar verip vermediği kesin olarak bilinmemektedir. Nitekim yetişkin bireyler üzerinde hiçbir etkisi olmayan ufak miktarda kimyasallar henüz çok ufak olan fetüsü olumsuz yönde etkileyebilir. 

Bazı doktorlar epidural enjeksiyon yaptıracak olan hamilelerde bel bölgesinde dövme bulunması halinde bu karara karşı çıkabilmektedir. Dövmenin bulunduğu bölgeden epidural enejksiyonu yapılmasının zararlı olduğuna dair kesin kanıtlar bulunmamaktadır. Ancak dövme yaptırmayı düşünüyorsanız ve epidural yöntemiyle doğum yapacaksanız bir kez daha düşünmenizi öneririz.

Dövme sağlık endişelerinin yanı sıra görünürde de kötü sonuçlara sebep olabilir. Sürekli gerilen cilt hamilelik sonrasında eskisi gibi elastik olmayabilir. Bu durumda dövme çatlayabilir ve kötü bir görünüme bürünebilir.

.
sütü artırmanın yolları neler, anne sütünü neler artırır, anne sütü nasıl arttırılır, neler anne sütünü arttırır, anne sütü arttırma, hangi yiyecekler anne sütünü arttırır, anne sütü artırıcı gıdalar, ne yaparsam sütüm çoğalır, sütüm az ne yapmam lazım, anne sütü arttırıcı yiyecekler neler, sütü arttırma yolları neler, süt nasıl arttırılır, annelerin sütünü hangi yiyecekler arttırır, anne sütüne yardımcı yiyecekler neler,


Her kadınının rüyasıdır, bebek sahibi olmak ve büyütmek. Anneler zorlu hamilelik dönemlerini atlattıktan sonra dört gözle bekledikleri bebeklerini kucağına almanın sevincini yaşar ve çektiği ağrılar, acıları bir anda unutur ve artık bebeğine odaklanır. Anne adayları için bir zorlu dönem daha böylelikle başlamış olur. Bebeğin beslenmesi gibi önemli bir konunun nasıl üstesinden gelineceğinin yollarını aramaya başlar. Anneler bebeklerini ilk 6 ay anne sütü ile beslemelidirler. Anne sütü olmayan ve yetmeyen anneler sütlerini arttırma yolları ararlar.

Obezite ve metabolizma uzmanı Dr. Ayça Kaya, annelere sütlerini artırırken, kilo vermelerine de yardımcı olacak 10 ipucu veriyor. Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız veya lohusalık döneminde iseniz işte size kilo almadan süt artırmanın yolları;

1)Gebelikten sonra otoimmun tiroid hastalıklarının ortaya çıkmasında bir artış olur. Eğer lohusalık depresyonunuz var ise ve kilo artışı yaşıyorsanız bu açıdan öncelikle bir iç hastalıkları uzmanına muayene olmanızda fayda var. Hem tiroid, hem şeker hem de genel metabolizmanızın değerlendirilmesi iyi olur. 

2)Toplumda şekerli yiyeceklerin ve içeceklerin anne sütünü artırdığı ile ilgili yanlış bir inanış vardır. Bu tür yiyecekler sütü artırmaz. O nedenle loğusa şerbetleri, hazır meyve suları, şeker eklenerek yapılmış kompostolar, helvalar, tatlılar ve çikolatalardan uzak durun.

3)Sütü artıran en önemli madde sudur. Ne kadar çok su içerseniz o kadar çok sütünüz olur. Özellikle her yemekte 2 bardak su için. Yediğiniz her meyveden sonra su için. Ortalama 10-12 bardak su içmeye özen gösterin.

4)Su oranı yüksek olan sebzeler ve meyveler çok süt yapar. Her yemeğinizin yanında bolca yeşil salata yiyin. O nedenle salatayı baş tacı yapın. Ancak içine yağ, mayonez ve salata sosu koymayın. Nar ekşisi, limon, sirke ve 1 tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde yağ ekleyebilirsiniz. Su oranı yüksek olan ıspanak, pazı, kara lahana, yeşil fasulye gibi sebze yemeklerine sofranızda daha çok yer açın. Bu sebzeleri pişirirken kıymalı veya yumurtalı olarak hazırlamak besin kalitesini yükseltir. Ama eğer kıymalı yemek sevmiyorsanız yanında ayrıca köfte olarak hazırlayabilirsiniz.

5)Taze sıkılmış meyve suyu, ayran, maden suyu ve şekersiz bitki çaylarını içecek olarak tercih etmekte fayda var.

6)Yağlı yiyeceklere karşı dikkatli olun. Kızartmalar, pastane ürünleri, kurabiyeler, kıymadan yapılan etler, cipsler, çerezler, kremalı yiyecekler kalori oranları yüksek yiyeceklerdir. Küçük miktarda yenildiğinde çok fazla kilo yapabilir.

7)Süt veren annenin gece kalkmaları nerede ise bir rutindir. Emzirmek ayrıca enerji ihtiyacını artırır. Ancak geceleri kalktığınızda karnınız zil çalsa bile sakın ağzınıza bir lokma koymayın. Çünkü gece insan vücudu depolamaya daha eğilimlidir. Gece yediğiniz bir lokma gündüz yediğiniz 10 lokmaya bedeldir. Çok acıkırsanız sadece 1 bardak su için ve sabah güzel bir kahvaltı yapacağınızı hayal edin.

8)Emziklilik dönemi kilo vermek için bulunmaz bir fırsattır aslında. Çünkü insan vücudu süt yapmak için bir enerji harcar. Harcanan bu enerji özellikle ilk 2 ayda çok fazladır. Nerede ise günde 2 saatlik spor yapmaya bedeldir. O nedenle doğru yiyecek tercih yapmayı bilirseniz biraz da hareketinizi artırırsanız haftada 1- 1,5 kilo kaybedebilirsiniz.

9)İşte size sütünüzü artıracak, bebeğinizin gazını alacak bir tarif: 1 yemek kaşığı rezene, 1 yemek kaşığı ıhlamur, 1 yemek kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı tane kimyon ve 1 tatlı kaşığı anason. Porselen bir demliğe bu ölçülerde bitkileri koyun ve üzerine 2 fincan kaynar su ekleyin. Demliğinizin üzerine bir havlu ile kapatın. Yemeklerden hemen sonra bu çayı içtiğinizde bebeğinizin gazı daha az olur. Sizin de sütünüz daha bol olur. 

10)Tuzlu yiyecekler, her ne kadar su ihtiyacını artırarak su içmeyi teşvik etse de vücuda bazı zararlar verebilir. Turşu, salamura yapılmış yiyecekler, tuzlu çerezler, şarküteri ürünleri, hazır soslar, tuzlu peynirler ve zeytinler gizli tuz oranı yüksek besinlerdir. Bu besinler eğer çok tüketilirse tuz vücuttan atılırken kemikten kalsiyum çekeceği için kemik erimesi yapabilir. Özellikle gebelik ve lohusalıkta kalsiyum ihtiyacı artar. Eğer fazla tuzlu yenirse bu durum kişinin ayrıca kalsiyum ihtiyacını artırarak kemik erimesini tetikleyebilir. O nedenle tuz oranı yüksek besinlerden kaçınmakta fayda var. K : Hastane.com.tr


.
haberler4-blogspot-com yeni-sarkisozleri-blogspot-com