ADET NEDİR, NASIL NEDEN OLUR,
AĞRISIZ ADET DÖNEMİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Tüm kadınların mutlaka yaşamış oldukları adet dönemini, hemen hemen çoğunun sancılı ve zor geçirmesi oluyordur. Tüm bayanların şikayetçi olduğu ve zorlandığı dönem olan Regl dönemi yani Adet dönemi hakkında ve ağrısız sancısız bir adet dönemi geçirmek hakkındaki tüm bilgiler yazımızın devamındadır.
Öncelikle her kadın ergenlikten menopoz dönemine kadar bu regl döngüsünü, yani adet olma olayını yaşamaktadır. Adet ilk olarak ergenlik döneminde yani 11 ile 14 bazen de 16 yaş aralarında başlar ve menopoza kadar devam etmektedir.
Regl nedir, Adet görmek nedir, nasıl neden oluşur; Doğurgan kadınlarda üreme ve döllenme amacıyla meydana gelen değişiklikler için kullanılan bilimsel bir terimdir. Menstrüasyon halk arasında aybaşı yada özel gün olarak da bilinir. Fiil olarak genellikle âdet görmek ya da regl olmak şeklinde kullanılır.
Kadınların ergenliğe erişmesinden menopoza girmelerine kadar yaklaşık her 28 günde bir tekrarlanan bu süreç, sadece gebelik süresince durur. Kadınların çoğu düzenli olarak 28 günde bir adet görmez; 21-35 günde bir âdet görmek normal kabul edilir. Adet kanamaları azalarak 3 ila 7 gün devam eder. Bu süre zarfında yaklaşık 35-40 ml. kan kaybedilir. Bu miktar çoğu kadında 50 ml'nin altındadır.
HALİT AKÇATEPE'DEN ÜZÜCÜ HABER...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Herkesin yakından tanıdığı Güdük Necmi lakaplı usta oyuncu Halit Akçatepe sevenlerini üzdü. Geçtiğimiz Eylül ayında yoğun bakıma kaldırılan ve sağlık durumu iyi olan sevilen oyuncu geçen hafta yine rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.
Türk sinemasında sayısız filmlerde rol alan ve Hababam Sınıfı'nın bilindik karakteri olan Güdük Necmi ile herkesin gönlünde taht kurmayı başarmış ve herkesin tanıdığı sevdiği isim haline gelmiştir.
Sevilen oyuncu Halit Akçatepe kaldırıldığı hastanede tedavi görürken sevenleri ise oyuncunun durumu hakkında bilgi almak ve Halit Akçatepe'nin sağlığının nasıl olduğunu merak etmektedir.
Üzülerek yaptığımız bu haberde yazımızın devamında usta oyuncunun gördüğü tedavi ve durumunun nasıl olduğu ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta hastaneye kaldırılan 76 yaşındaki oyuncu beyin damarlarının tıkanması nedeniyle vücudunun sağ tarafını kullanamıyor.
HALİT AKÇATEPE'NİN SAĞLIK DURUMU NASIL?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
"DURUMU STABİL HALE GELDİ"
Halit Akçatepe'nin kaldırıldığı hastanenin doktoru Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. Serdar Kahraman, Halit Akçetepe'nin sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, sanatçının bir hafta önce vücudunun sağ tarafında kuvvetsizlik ve konuşma problemi nedeniyle kendisine ulaştığını söyledi.
Prof. Dr. Serdar Kahraman, Halit Akçatepe'yi muayenesinin ardından hastaneye yatırdıklarını ifade ederek, Sevilen oyuncu Halit Akçatepe'nin sağlık durumu ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Usta oyuncunun doktoru olan Serdar Kahraman, Hastamızın beyninde damar tıkanıklığına bağlı olarak giderek belirginleşen bir tablo şeklinde, vücudunun sağ tarafında kısmı felç ve konuşma bozukluğu oluştu. Halit Akçatepe'nin hastaneye yatırıldığı günden itibaren tedavisi başlatıldı. Şu anda durumu stabil hale geldi. Bu basamaktan sonra fizyoterapi basamağına geçilmesi planlanıyor. diyerek açıklamada bulundu.
Usta oyuncuya songuncel.blogspot.com olarak geçmiş olsun dileklerimizi sunar, acil şifalar dileriz.
Oyuncu Hakkında Düşüncelerinizi Paylaşabilirsiniz.
halit akçatepe, halit akçatepe felç oldu, halit akçatepe felç geçirdi, halit akçatepe sağlık durumu, halit akçatepe ne oldu, halit akçatepe nasıl oldu, halit akçatepe son durumu nasıl, halit akçatepe ne durumda, halit akçatepe ne zaman felç geçirdi, halit akçatepe neden felç oldu, halit akçatepe öldü mü, halit akçatepe hakkında bilgi, halit akçatepe sağlığı nasıl, halit akçatepe iyileşti mi, halit akçatepe iyileşecek mi, güdük necmi felç geçirdi, güdük necmi sağlık durumu nasıl, güdük necmi hastaneye kadırıldı.
TAŞIYICI ANNELİK NEDİR...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Şüphesiz her kadının hayalidir bir çocuk sahibi olmak. Kendi canından kanından bir bebeği karnında taşıyıp sonrasında büyütmek bu hemen hemen hepimiz için aynıdır ve kadın yada erkek bir çocuk sahibi olmak ister. Günümüzde çocuk sahibi olmak isteyipte olamayan bir çok çift bulunmaktadır. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin çeşitli nedenleri ve detayları illaki vardır. Genellikle çocuk sahibi olamayanların çoğu kısırlıktan dolayı olmayışıdır. Günümüzde tıbbın ilerlemesi ile artık tüp bebek yöntemi ile de rahatlıkla çocuk sahibi olunabiliyor.
Bir de başka neden olan ise kadının rahminin bulunmaması ve ameliyat ile rahminin alınması yada tıbben kadının çocuk doğurma özelliğinin olmayışı bu da çiftler için bir sorundur. Tıp bu soruna da çare bularak böyle durumlar için Taşıyıcı Annelik kavramını geliştirip çiftlere sunmuştur. Taşıyı annelik konusunda fazla bilgi sahibi olmayan çiftlerin son zamanlarda başrollerinde Özcan Deniz ve Hatice Şendil'in oynadığı kaderimin yazıldığı gün dizisindeki taşıyıcı annelik konusu dikkatleri çekmiştir. Sizlere bu yazımızda taşıyıcı annelik nedir, taşıyıcı annelik nasıl oluyor, taşıyıcı annelik hakkında bilgileri paylaşacağız.
Taşıyıcı Annelik Nedir, Nasıl Olur?
Taşıyıcı Annelik tıbbi anlamda aslında bir yumurta naklidir. Evli ve çocuk sahibi olamamış kadının gebelik mahsülünü taşıyacak bir rahminin olmadığı durumlarda evli çiftin erkeğinden alınan spermin, kadından alınan yumurta hücresi ile dışarıda laboratuvar ortamında döllenmesiyle oluşan embriyonun, başka kadının rahmine yerleştirilmesiyle hamile kalan ,bebeği rahminde taşıyan ve doğuran kadına taşıyıcı anne adı verilir.
Taşıyıcı Annelikte Doğan Çocuk Kimin Özelliklerini Taşır?
Taşıyıcı annelik kavramında çocuğun doğduktan sonraki genetik özellikleri yumurtası alınan annenin ve spermi alınan babanın özelliklerini taşıyacaktır.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bu uygulamayla doğan bebek, taşıyıcı anneden herhangi bir özellik alır mı?
Sadece, onun vücudundaki besinleri ve oksijeni kullanır. Temel besin maddelerini anneden alır ve aynı zamanda annenin içinde bulunduğu bazı psikolojik travmalardan etkilendiği de söylenir. Annenin şiddet ve üzüntü ortamında olmasının, doğacak çocuğu olumsuz etkileyeceğine dair yayınlar var. Annenin AIDS, hepatit ve rubella gibi bazı viral hastalıkları da çocuğa geçer. Bu nedenle, taşıyıcı annenin sağlığının çok iyi kontrol edilmesi gerekmektedir.
Doğan çocuk tıbben taşıyıcı annenin midir, yoksa yumurtayı veren annenin mi?
Tıbbi annelik kavramına göre; doğuranın olmalıdır. Taşıyıcı anneliğin amacı; rahmi olmayan kadının başkasının rahmini kullanarak çocuk sahibi olmasıdır. Bunun tek yolu, sağlıklı bir kadının rahmini kullanmaktır. Taşıyıcı anneliğe genelde eleştirel gözle bakılıyor olsa da bu uygulama aslında genç yaşta kanser ya da tüberküloz olup rahmini kaybeden kadınlar için çok büyük bir umuttur.
Taşıyıcı Annelik Ne Gibi Durumlarda Yapılır?
1- Kadının yumurtası vardır, fakat gebelik için tıbbi engelleri bulunmaktadır.Genç yaşta rahmi alınmak zorunda kalınmış veya tıbbi nedenlerle gebeliği müsaade edilmeyen kadınlarda taşıyıcı annelik düşünülmelidir.Gebe kalamayan veya gebe kalması mümkün olmayan ama yumurta hücresi olan kadınlarda bebek sahibi olabilmelerine olanak sağlayan taşıyıcı anneliği anlatmak gereklidir.
Kadından alınan yumurta hücresinin erkekten alınan sperm ile döllendikten sonra oluşan embryo rahmi ilaçlarla hazırlanmış taşıyıcı anneye yerleştirilir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
2- Kadının yumurtası da yoktur,bu durumda yumurta hücresi taşıyıcı anneden alınabileceği gibi üçüncü bir kişiden de alınabilir.Yumurta ,taşıyıcı anneden alınmış ise bu durumda taşıyıcı anne genetik olarak ta bebeğin annesidir. Taşıyıcı anne gebelik boyunca normal bir gebe nasıl takip edilirse o şekilde takip edilir ve doğumu gerçekleştirilir. Hastane kayıtlarında bebeğin annesi taşıyıcı kadın olacaktır. Doğan bebeğin genetik olarak yumurtası alınan kadının ve spermi alınan erkeğin özelliklerini taşıyacaktır.
taşıyıcı annelik nedir, taşıyıcı annelik nasıl olur, taşıyıcı annelik hakkında bilgi, taşıyıcı annelik nasıl yapılır, taşıyıcı annelikte cinsel ilişki oluyormu, taşıyıcı annelik cinsel ilişkiyle mi yapılıyor, taşıyıcı annelik ne demek, taşıyıcı annelik özellikleri neler, kadermin yazıldığı gün dizisi taşıyıcı annelik nedir, özcan denizin dizisindeki taşıyıcı annelik konusu nedir, taşıyıcı annelik yasal mı, taşıyıcı annelik türkiye de yasal mı,taşıyıcı annelikte çocuk nasıl oluyor, taşıyıcı annelikte çocuk hangi kadının özelliklerini taşıyor, taşıyıcı annelikte çocuk taşıyan anneninmi yumurta veren annenin mi özellikleri sahip olur, taşıyıcı annelikte doğan çocuk kime benzer, taşıyıcı annelikte doğan çocuk kimin olur, taşıyıcı annelik dinen caizmidir, taşıyıcı annelik dinen yapılabilirmi,
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Şüphesiz her kadının hayalidir bir çocuk sahibi olmak. Kendi canından kanından bir bebeği karnında taşıyıp sonrasında büyütmek bu hemen hemen hepimiz için aynıdır ve kadın yada erkek bir çocuk sahibi olmak ister. Günümüzde çocuk sahibi olmak isteyipte olamayan bir çok çift bulunmaktadır. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin çeşitli nedenleri ve detayları illaki vardır. Genellikle çocuk sahibi olamayanların çoğu kısırlıktan dolayı olmayışıdır. Günümüzde tıbbın ilerlemesi ile artık tüp bebek yöntemi ile de rahatlıkla çocuk sahibi olunabiliyor.
Bir de başka neden olan ise kadının rahminin bulunmaması ve ameliyat ile rahminin alınması yada tıbben kadının çocuk doğurma özelliğinin olmayışı bu da çiftler için bir sorundur. Tıp bu soruna da çare bularak böyle durumlar için Taşıyıcı Annelik kavramını geliştirip çiftlere sunmuştur. Taşıyı annelik konusunda fazla bilgi sahibi olmayan çiftlerin son zamanlarda başrollerinde Özcan Deniz ve Hatice Şendil'in oynadığı kaderimin yazıldığı gün dizisindeki taşıyıcı annelik konusu dikkatleri çekmiştir. Sizlere bu yazımızda taşıyıcı annelik nedir, taşıyıcı annelik nasıl oluyor, taşıyıcı annelik hakkında bilgileri paylaşacağız.
Taşıyıcı Annelik Nedir, Nasıl Olur?
Taşıyıcı Annelik tıbbi anlamda aslında bir yumurta naklidir. Evli ve çocuk sahibi olamamış kadının gebelik mahsülünü taşıyacak bir rahminin olmadığı durumlarda evli çiftin erkeğinden alınan spermin, kadından alınan yumurta hücresi ile dışarıda laboratuvar ortamında döllenmesiyle oluşan embriyonun, başka kadının rahmine yerleştirilmesiyle hamile kalan ,bebeği rahminde taşıyan ve doğuran kadına taşıyıcı anne adı verilir.
Taşıyıcı Annelikte Doğan Çocuk Kimin Özelliklerini Taşır?
Taşıyıcı annelik kavramında çocuğun doğduktan sonraki genetik özellikleri yumurtası alınan annenin ve spermi alınan babanın özelliklerini taşıyacaktır.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bu uygulamayla doğan bebek, taşıyıcı anneden herhangi bir özellik alır mı?
Sadece, onun vücudundaki besinleri ve oksijeni kullanır. Temel besin maddelerini anneden alır ve aynı zamanda annenin içinde bulunduğu bazı psikolojik travmalardan etkilendiği de söylenir. Annenin şiddet ve üzüntü ortamında olmasının, doğacak çocuğu olumsuz etkileyeceğine dair yayınlar var. Annenin AIDS, hepatit ve rubella gibi bazı viral hastalıkları da çocuğa geçer. Bu nedenle, taşıyıcı annenin sağlığının çok iyi kontrol edilmesi gerekmektedir.
Doğan çocuk tıbben taşıyıcı annenin midir, yoksa yumurtayı veren annenin mi?
Tıbbi annelik kavramına göre; doğuranın olmalıdır. Taşıyıcı anneliğin amacı; rahmi olmayan kadının başkasının rahmini kullanarak çocuk sahibi olmasıdır. Bunun tek yolu, sağlıklı bir kadının rahmini kullanmaktır. Taşıyıcı anneliğe genelde eleştirel gözle bakılıyor olsa da bu uygulama aslında genç yaşta kanser ya da tüberküloz olup rahmini kaybeden kadınlar için çok büyük bir umuttur.
Taşıyıcı Annelik Ne Gibi Durumlarda Yapılır?
1- Kadının yumurtası vardır, fakat gebelik için tıbbi engelleri bulunmaktadır.Genç yaşta rahmi alınmak zorunda kalınmış veya tıbbi nedenlerle gebeliği müsaade edilmeyen kadınlarda taşıyıcı annelik düşünülmelidir.Gebe kalamayan veya gebe kalması mümkün olmayan ama yumurta hücresi olan kadınlarda bebek sahibi olabilmelerine olanak sağlayan taşıyıcı anneliği anlatmak gereklidir.
Kadından alınan yumurta hücresinin erkekten alınan sperm ile döllendikten sonra oluşan embryo rahmi ilaçlarla hazırlanmış taşıyıcı anneye yerleştirilir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
2- Kadının yumurtası da yoktur,bu durumda yumurta hücresi taşıyıcı anneden alınabileceği gibi üçüncü bir kişiden de alınabilir.Yumurta ,taşıyıcı anneden alınmış ise bu durumda taşıyıcı anne genetik olarak ta bebeğin annesidir. Taşıyıcı anne gebelik boyunca normal bir gebe nasıl takip edilirse o şekilde takip edilir ve doğumu gerçekleştirilir. Hastane kayıtlarında bebeğin annesi taşıyıcı kadın olacaktır. Doğan bebeğin genetik olarak yumurtası alınan kadının ve spermi alınan erkeğin özelliklerini taşıyacaktır.
taşıyıcı annelik nedir, taşıyıcı annelik nasıl olur, taşıyıcı annelik hakkında bilgi, taşıyıcı annelik nasıl yapılır, taşıyıcı annelikte cinsel ilişki oluyormu, taşıyıcı annelik cinsel ilişkiyle mi yapılıyor, taşıyıcı annelik ne demek, taşıyıcı annelik özellikleri neler, kadermin yazıldığı gün dizisi taşıyıcı annelik nedir, özcan denizin dizisindeki taşıyıcı annelik konusu nedir, taşıyıcı annelik yasal mı, taşıyıcı annelik türkiye de yasal mı,taşıyıcı annelikte çocuk nasıl oluyor, taşıyıcı annelikte çocuk hangi kadının özelliklerini taşıyor, taşıyıcı annelikte çocuk taşıyan anneninmi yumurta veren annenin mi özellikleri sahip olur, taşıyıcı annelikte doğan çocuk kime benzer, taşıyıcı annelikte doğan çocuk kimin olur, taşıyıcı annelik dinen caizmidir, taşıyıcı annelik dinen yapılabilirmi,
İSTANBUL'DAKİ NÖBETÇİ ECZANELER...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
11 Ekim 2014 Cumartesi günü nöbetçi eczaneler hangileri ve nerededir diye merak edenler için paylaştığımız, İstanbuldaki bugün nöbetçi eczanelerin isimleri adresleri ve telefon numaraları aşağıdadır.
Bugün ve gece yani 11 Ekim 2014 Cumartesi günü hastane ile işleri olanlar ve rahatsızlaşanların hastaneye gittikten sonra en çok aradıkları, nöbetçi eczanelerin isimleri oluyor.
Sizlere bu yazımızda İstanbul'daki Nöbetçi Eczanelerin isimlerini, adreslerini hangi ilçede hangi eczane nöbetçi, adresleri neler gibi bilgileri paylaştık.
Nöbetçi Eczane Listeleri
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
11 Ekim 2014 Cumartesi günü nöbetçi eczaneler hangileri ve nerededir diye merak edenler için paylaştığımız, İstanbuldaki bugün nöbetçi eczanelerin isimleri adresleri ve telefon numaraları aşağıdadır.
Bugün ve gece yani 11 Ekim 2014 Cumartesi günü hastane ile işleri olanlar ve rahatsızlaşanların hastaneye gittikten sonra en çok aradıkları, nöbetçi eczanelerin isimleri oluyor.
Sizlere bu yazımızda İstanbul'daki Nöbetçi Eczanelerin isimlerini, adreslerini hangi ilçede hangi eczane nöbetçi, adresleri neler gibi bilgileri paylaştık.
Nöbetçi Eczane Listeleri
EBOLA VİRÜSÜ VE BELİRTİLERİ NELER...
bu tazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Son zamanlarda hepimizin duyduğu ve çekindiği konu olan Ebola virüsü adından söz ettirmeye devam ediyor. Şu sıralar son dönemin korkulan hastalığı olan ve bulaşabilme ihtimali olan Ebola virüsü hepimizi tedirgin etmektedir. İlk defa Afrika'da yayılmaya başlayan bu Ebola virüsü şimdi ise tüm dünyada bilinmekte ve bazı ülkelerde de seyredilmektedir. Geçtiğimiz günlerde ise Türkiye de de görülen ve önlemler alınan Ebola hastalığı git gide yayılmaya devam ediyor görünüyor.
bu tazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Son zamanlarda hepimizin duyduğu ve çekindiği konu olan Ebola virüsü adından söz ettirmeye devam ediyor. Şu sıralar son dönemin korkulan hastalığı olan ve bulaşabilme ihtimali olan Ebola virüsü hepimizi tedirgin etmektedir. İlk defa Afrika'da yayılmaya başlayan bu Ebola virüsü şimdi ise tüm dünyada bilinmekte ve bazı ülkelerde de seyredilmektedir. Geçtiğimiz günlerde ise Türkiye de de görülen ve önlemler alınan Ebola hastalığı git gide yayılmaya devam ediyor görünüyor.
TÜP BEBEK YÖNTEMİ MASRAFLARI NE KADAR...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Bilindiği üzere tüp bebek yöntemi ile bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin tedavi sürecinde harcadıkları masrafları devlet karşılamıyordu. Fakat sosyal güvenlik kurumunun 4 yıl önce çıkardığı ve uygulamaya koyduğu kanun ile tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin hastane ve tedavi masraflarının belli bir miktarını karşılamaktadır. Tüp Bebek tedavisi devlet hastanelerinde ve özel tüp bebek merkezlerinde de yapılmaktadır. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler tüp bebek merkezlerinde tedavi görmek istemeleri halinde, o merkezin SGK Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşması olmaktadır. Tüp bebek tedavisi sadece hastanede olan bir tedavi yöntemi değildir. Anne adayının evde uygulayabileceği ilaçlar ve iğneler vardır. Bunları anne kendi evinde yapmaktadır. Bir çok test ve tahlilin yapıldığı tüp bebek yöntemi bu yüzden oldukça pahalı bir tedavi yöntemidir.
Tüp Bebek ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftleri en çok endişelendiren konulardan bir tanesi de budur. Tüp bebek yöntemi toplam kaç para tutuyor, tüp bebek masraflarını sigorta karşılıyor mu, tüp bebek tedavisi ve ilaç fiyatları ne kadardır gibi soruları merak etmektedirler. Sizlere bu yazımızda tüp bebek yönteminin masraflarının toplamda ne kadar olduğu ve masrafları sigorta karşılıyormu sorularının cevapları hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.
2014 Yılı Tüp Bebek Maliyeti Ne Kadar?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Tüp bebek tedavisinin maliyeti bu sene, yani 2014 senesinde de geçmiş senelere nazaran büyük bir artış göstermemektedir. 2014 yılının en büyük farkı SGK’dan tüp bebek tedavi raporu alan hastalar için oldu. Özel tüp bebek tedavi kliniklerinde ücretli hasta maliyeti 4000-5500 tl arası değişebilmektedir.
İlaçlar, testler gibi ek ihtiyaçlar da eklendiği zaman bu fiyat 6000-9000 tl’ye kadar çıkabilmektedir. Ultrason muayenesi, yumurtalıkların takip edilmesi için 2-3 kere yapılır. Yumurta takibi de yumurtaların özel kataterlerle kısaca OPU uygulanarak alınması tüp bebek fiyatlarının içinde dahil olan hizmetlerdendir. Buna, yumurtaların laboratuvar ortamında döllenmesi (IVF), döllenen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi de dahildir.
Tüp Bebek Tedavisi İçin Kullanılan İlaçların Fiyatları
Tüp bebek tedavisinde anne adayına hangi ilaçların kullanılacağının belirlenmesi için adetin 2 günü yapılan kan testinde yumurtalıkların rezerv durumuna bakılır. Eğer anne adayının rezerv durumu iyiyse, tedavide kullanılacak ilaçların fiyatları 750- 1000 arası değişebilir. Yumurta rezervleri iyi değil ve sayısı az ise, anne adayının yaşı ilerlemiş ise, yumurtaların uyarılması adına daha fazla ilaç kullanımı gerekir.
Dolayısıyla tüp bebek tedavisi ilaçları haricinde bu masraf, 2000-3000 arası olabilir. Mikro tese uygulamasının maliyeti 2000tl -3500tl arasında bir fiyatlandırmaya tabii tutulur. IMSI, EMBRİYOSKOP, GEBELİK AŞISI gibi hastaya uygulanacak olan bazı işlemler, bazı merkezlerde ek masraf olarak hastaya gösterilebilir. Kişilerin bu uygulamalar için ek ücret ödemeleri gerekip gerekmediğini muhakkak sorması gerekir.
Tüp Bebek Tedavileri Sigorta Tarafından Nasıl Karşılanır?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
SGK tarafından tüp bebek maliyetlerinin bir kısmı karşılanmaktadır. Tüp bebek yöntemi, bazı şartların yerine getirilmesi halinde SGK tarafından karşılanmaktadır. Bunlar:
- Yapılan tıbbi tedaviler ardından normal şekillerde bebek sahibi olamadığının ve yalnızca yardımcı üreme tedavi yöntemleri sayesinde bebek sahibi olabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu olması.
- Anne adayının 23 yaşını doldurmuş, 40 yaşından gün almamış olması,
- Tedavinin uygulandığı merkezin Sağlık Kurumu ile sözleşmeli olması,
- En az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla sorumlu olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması
- Son 3 yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden netice alınamamış olduğunun kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulları tarafından belgelenmesi, kanıtlanması, gibi şartlar yerine getirilerek gerekli kuruluşlardan rapor alınabilir, maliyetin karşılanması sağlanabilir.
Tüp Bebek yöntemi ile ilgili yukarıda verilen fiyatlar ve tahminler tüpbebeknedir.com sitesine aittir.
tüp bebek yöntemi, tüp bebek yöntemi nasıl yapılıyor, tüp bebek masrafları ne kadar, tüp bebek ilaç fiyatları, tüp bebek yöntemi nerede yapılıyor, en iyi tüp bebek merkezleri neresi, zeynep kamilde tüp bebek yapılıyor mu, zeynep kamil tüp bebek merkezi, tüp bebek tedavi süresi ne kadar, tüp bebek yöntemi kaç ay sürüyor, tüp bebek toplamda kaç para tutuyor, tüp bebek yaptırmak riskli mi, tüp bebek hakkında merak edilenler, tüp bebek tedavisi ilaç fiyatları nekadar, 2014 tüp bebek fiyatları, 2014 tüp bebek masrafları kaç para, tüp bebek ilk seferde tutuyor mu, tüp bebeğin ilk seferde tutması için neler yapılmalıdır, tüp bebeği sigorta karşılıyor mu, sigorta tüp bebek yönteminin ne kadarını karşılıyor, tüp bebek ilaçları nereden alınıyor, tüp bebek ilaçları nelerdir, tüp bebekte aşılama dönemi, tüp bebek tedavi dönemi,
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Bilindiği üzere tüp bebek yöntemi ile bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin tedavi sürecinde harcadıkları masrafları devlet karşılamıyordu. Fakat sosyal güvenlik kurumunun 4 yıl önce çıkardığı ve uygulamaya koyduğu kanun ile tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak isteyenlerin hastane ve tedavi masraflarının belli bir miktarını karşılamaktadır. Tüp Bebek tedavisi devlet hastanelerinde ve özel tüp bebek merkezlerinde de yapılmaktadır. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler tüp bebek merkezlerinde tedavi görmek istemeleri halinde, o merkezin SGK Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşması olmaktadır. Tüp bebek tedavisi sadece hastanede olan bir tedavi yöntemi değildir. Anne adayının evde uygulayabileceği ilaçlar ve iğneler vardır. Bunları anne kendi evinde yapmaktadır. Bir çok test ve tahlilin yapıldığı tüp bebek yöntemi bu yüzden oldukça pahalı bir tedavi yöntemidir.
Tüp Bebek ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftleri en çok endişelendiren konulardan bir tanesi de budur. Tüp bebek yöntemi toplam kaç para tutuyor, tüp bebek masraflarını sigorta karşılıyor mu, tüp bebek tedavisi ve ilaç fiyatları ne kadardır gibi soruları merak etmektedirler. Sizlere bu yazımızda tüp bebek yönteminin masraflarının toplamda ne kadar olduğu ve masrafları sigorta karşılıyormu sorularının cevapları hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.
2014 Yılı Tüp Bebek Maliyeti Ne Kadar?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Tüp bebek tedavisinin maliyeti bu sene, yani 2014 senesinde de geçmiş senelere nazaran büyük bir artış göstermemektedir. 2014 yılının en büyük farkı SGK’dan tüp bebek tedavi raporu alan hastalar için oldu. Özel tüp bebek tedavi kliniklerinde ücretli hasta maliyeti 4000-5500 tl arası değişebilmektedir.
İlaçlar, testler gibi ek ihtiyaçlar da eklendiği zaman bu fiyat 6000-9000 tl’ye kadar çıkabilmektedir. Ultrason muayenesi, yumurtalıkların takip edilmesi için 2-3 kere yapılır. Yumurta takibi de yumurtaların özel kataterlerle kısaca OPU uygulanarak alınması tüp bebek fiyatlarının içinde dahil olan hizmetlerdendir. Buna, yumurtaların laboratuvar ortamında döllenmesi (IVF), döllenen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi de dahildir.
Tüp Bebek Tedavisi İçin Kullanılan İlaçların Fiyatları
Tüp bebek tedavisinde anne adayına hangi ilaçların kullanılacağının belirlenmesi için adetin 2 günü yapılan kan testinde yumurtalıkların rezerv durumuna bakılır. Eğer anne adayının rezerv durumu iyiyse, tedavide kullanılacak ilaçların fiyatları 750- 1000 arası değişebilir. Yumurta rezervleri iyi değil ve sayısı az ise, anne adayının yaşı ilerlemiş ise, yumurtaların uyarılması adına daha fazla ilaç kullanımı gerekir.
Dolayısıyla tüp bebek tedavisi ilaçları haricinde bu masraf, 2000-3000 arası olabilir. Mikro tese uygulamasının maliyeti 2000tl -3500tl arasında bir fiyatlandırmaya tabii tutulur. IMSI, EMBRİYOSKOP, GEBELİK AŞISI gibi hastaya uygulanacak olan bazı işlemler, bazı merkezlerde ek masraf olarak hastaya gösterilebilir. Kişilerin bu uygulamalar için ek ücret ödemeleri gerekip gerekmediğini muhakkak sorması gerekir.
Tüp Bebek Tedavileri Sigorta Tarafından Nasıl Karşılanır?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
SGK tarafından tüp bebek maliyetlerinin bir kısmı karşılanmaktadır. Tüp bebek yöntemi, bazı şartların yerine getirilmesi halinde SGK tarafından karşılanmaktadır. Bunlar:
- Yapılan tıbbi tedaviler ardından normal şekillerde bebek sahibi olamadığının ve yalnızca yardımcı üreme tedavi yöntemleri sayesinde bebek sahibi olabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu olması.
- Anne adayının 23 yaşını doldurmuş, 40 yaşından gün almamış olması,
- Tedavinin uygulandığı merkezin Sağlık Kurumu ile sözleşmeli olması,
- En az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla sorumlu olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması
- Son 3 yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden netice alınamamış olduğunun kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulları tarafından belgelenmesi, kanıtlanması, gibi şartlar yerine getirilerek gerekli kuruluşlardan rapor alınabilir, maliyetin karşılanması sağlanabilir.
Tüp Bebek yöntemi ile ilgili yukarıda verilen fiyatlar ve tahminler tüpbebeknedir.com sitesine aittir.
tüp bebek yöntemi, tüp bebek yöntemi nasıl yapılıyor, tüp bebek masrafları ne kadar, tüp bebek ilaç fiyatları, tüp bebek yöntemi nerede yapılıyor, en iyi tüp bebek merkezleri neresi, zeynep kamilde tüp bebek yapılıyor mu, zeynep kamil tüp bebek merkezi, tüp bebek tedavi süresi ne kadar, tüp bebek yöntemi kaç ay sürüyor, tüp bebek toplamda kaç para tutuyor, tüp bebek yaptırmak riskli mi, tüp bebek hakkında merak edilenler, tüp bebek tedavisi ilaç fiyatları nekadar, 2014 tüp bebek fiyatları, 2014 tüp bebek masrafları kaç para, tüp bebek ilk seferde tutuyor mu, tüp bebeğin ilk seferde tutması için neler yapılmalıdır, tüp bebeği sigorta karşılıyor mu, sigorta tüp bebek yönteminin ne kadarını karşılıyor, tüp bebek ilaçları nereden alınıyor, tüp bebek ilaçları nelerdir, tüp bebekte aşılama dönemi, tüp bebek tedavi dönemi,
DOĞUM İZNİ NE KADAR VE NE ZAMAN BAŞLAR...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Çalışan kadınların en çok zorlandıkları ve sıkıntı çektikleri dönem hamilelik dönemleridir. Çalışan kadınlara iş hayatında hamilelik dönemlerinde onlara tanınan bazı haklar vardır.
Bunlardan bazıları süt parası, doğum öncesi izin ve doğum sonrası izinleridir. Çalışan bayanların hamilelik dönemlerinde araştırdıkları ve merak ettikleri konulardan bazıları bunlardır.
Özellikle hamile kadınların süt parası nasıl alınır, nereden alınır gibi konuların yanı sıra doğum izni ile ilgili de, doğum izni ne zaman başlar, doğum izni ne kadar, doğum izni parası ne kadar gibi aramalar yapmaktadır.
SGK’dan doğum parası nasıl alırnır?
Öncelikle doğum parası dediğimiz olay “analık hakkı”kapsamında yer alır. 8 hafta doğum öncesi, 8 hafta doğum sonrası olarak toplam 16 hafta olarak hesaplanır. Doğum izni almak için hangi belgelerle nereye başvurmalısınız?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Doğum izni almak isteyenler doğum iznine ayrıldıkları dönemdeki çalışamaz raporunu aldıklarında işyerlerinin muhasebe birimine verdiklerinde muhabese birimi yetkilileri o raporu kendileri sosyal sigortalar kurumuna (SGK) vermektedirler. Yani annelerin bir işlem ve bir yere gitmelerine gerek yoktur.
Ancak doğum izni parası biraz geç verildiği için annenin bankayı arayarak ayda bir yada sık sık TC kimlik numarasını söyleyerek sormaları gerekmektedir. Doğum izni paraları Ziraat bankasına yatmaktadır.
Doğum izni parasını alabilmeniz için bazı şartlar var. Bu şartlarda nelerdir:
-Sigortali annnenin doğumdan önceki 1 yıl içerisinde en az 90 gün sigorta priminin yatırılmış olması gerekir.
-Gebeliğinizin 32. Haftasında izine ayrılabilirsiniz. Doktorunuzdan çalışamaz raporu alıp bunu iş yerinize teslim etmeniz gerekmektedir. Böylece 8 hafta öncesinden izine ayrılmış olursunuz.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
-Eğerki 8 hafta önceden izine ayrılmak istemezseniz 32. Haftada doktorunuzdan “calisir” raporu alıp iş yerinize teslim etmelisiniz. 37. Haftanın sonunda çalışamaz raporu alıp bunuda is yerinize teslim ettiniz zaman işlem tamamdır. Böylece 8 haftalık süreçten kalan 5 haftayı doğum sonrasında kullanabilirsiniz.
Doğum İznini Kapatmak
İzin süreniz bitip çalışmaya karar verdiğinizde yani doğum izni kapatmak istediğinizde tekrar doktorunuza gidip bu defa çalışabilir raporu almanız gerekir.
Doğum öncesi yaptığınız gibi yine raporunuzun bir nüshasını çalıştığınız kuruma vermelisiniz. Kurum bu defa doğum izninizi kapatmak için SSK’nın web sitesine giriş yapacaktır. Sosyal güvenlik kurumuna girişiniz yapılarak çalışmadığınız tarihler ve tekrar işe başladığınız tarih bildirilecek. Böylelikle doğum izni kapatma işleminiz tamamlanmış olacak. İşyerinin size vereceği iş görmezlik belgesi ve tüm raporlarınızla çalışmadığınız dönemlere ait ücretinizi toplu olarak alabileceksiniz.
doğum izni, doğum izni kaç gündür, doğum izni hamilelikten kaç gün önce başlar, doğum izni hamilelikten kaç gün sonra biter, doğum izni toplam kaç haftadır, doğum izni kullanırken maaş kesintisi oluyor mu, doğum izni almak isteyenler ne yapmalıdır, doğum izni nasıl alınıyor, doğum izni almak için gerekli olan belgeler, doğum izni parası ne zaman nereye yatar, doğum izni parası kaç paradır, doğum izni parası toplamda ne kadar, doğum izni almak, doğum izni almak zorunlumudur, doğum izninin yarısını kullanıp yarısının parası alınıyor mu, doğum izninin hepsini kullanmak şartmı, doğum iznini toplam 10 hafta kullandım artı para alabilirmiyim, doğum iznimi kullanmasam artı para alabilirmiyim, doğum parası kaç paradır, doğum parası nereden nasıl alınır, doğum izni parası hangi bankaya yatmaktadır, doğum izni parası kaç ayda yatar, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Çalışan kadınların en çok zorlandıkları ve sıkıntı çektikleri dönem hamilelik dönemleridir. Çalışan kadınlara iş hayatında hamilelik dönemlerinde onlara tanınan bazı haklar vardır.
Bunlardan bazıları süt parası, doğum öncesi izin ve doğum sonrası izinleridir. Çalışan bayanların hamilelik dönemlerinde araştırdıkları ve merak ettikleri konulardan bazıları bunlardır.
Özellikle hamile kadınların süt parası nasıl alınır, nereden alınır gibi konuların yanı sıra doğum izni ile ilgili de, doğum izni ne zaman başlar, doğum izni ne kadar, doğum izni parası ne kadar gibi aramalar yapmaktadır.
SGK’dan doğum parası nasıl alırnır?
Öncelikle doğum parası dediğimiz olay “analık hakkı”kapsamında yer alır. 8 hafta doğum öncesi, 8 hafta doğum sonrası olarak toplam 16 hafta olarak hesaplanır. Doğum izni almak için hangi belgelerle nereye başvurmalısınız?
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Doğum izni almak isteyenler doğum iznine ayrıldıkları dönemdeki çalışamaz raporunu aldıklarında işyerlerinin muhasebe birimine verdiklerinde muhabese birimi yetkilileri o raporu kendileri sosyal sigortalar kurumuna (SGK) vermektedirler. Yani annelerin bir işlem ve bir yere gitmelerine gerek yoktur.
Ancak doğum izni parası biraz geç verildiği için annenin bankayı arayarak ayda bir yada sık sık TC kimlik numarasını söyleyerek sormaları gerekmektedir. Doğum izni paraları Ziraat bankasına yatmaktadır.
Doğum izni parasını alabilmeniz için bazı şartlar var. Bu şartlarda nelerdir:
-Sigortali annnenin doğumdan önceki 1 yıl içerisinde en az 90 gün sigorta priminin yatırılmış olması gerekir.
-Gebeliğinizin 32. Haftasında izine ayrılabilirsiniz. Doktorunuzdan çalışamaz raporu alıp bunu iş yerinize teslim etmeniz gerekmektedir. Böylece 8 hafta öncesinden izine ayrılmış olursunuz.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
-Eğerki 8 hafta önceden izine ayrılmak istemezseniz 32. Haftada doktorunuzdan “calisir” raporu alıp iş yerinize teslim etmelisiniz. 37. Haftanın sonunda çalışamaz raporu alıp bunuda is yerinize teslim ettiniz zaman işlem tamamdır. Böylece 8 haftalık süreçten kalan 5 haftayı doğum sonrasında kullanabilirsiniz.
Doğum İznini Kapatmak
İzin süreniz bitip çalışmaya karar verdiğinizde yani doğum izni kapatmak istediğinizde tekrar doktorunuza gidip bu defa çalışabilir raporu almanız gerekir.
Doğum öncesi yaptığınız gibi yine raporunuzun bir nüshasını çalıştığınız kuruma vermelisiniz. Kurum bu defa doğum izninizi kapatmak için SSK’nın web sitesine giriş yapacaktır. Sosyal güvenlik kurumuna girişiniz yapılarak çalışmadığınız tarihler ve tekrar işe başladığınız tarih bildirilecek. Böylelikle doğum izni kapatma işleminiz tamamlanmış olacak. İşyerinin size vereceği iş görmezlik belgesi ve tüm raporlarınızla çalışmadığınız dönemlere ait ücretinizi toplu olarak alabileceksiniz.
doğum izni, doğum izni kaç gündür, doğum izni hamilelikten kaç gün önce başlar, doğum izni hamilelikten kaç gün sonra biter, doğum izni toplam kaç haftadır, doğum izni kullanırken maaş kesintisi oluyor mu, doğum izni almak isteyenler ne yapmalıdır, doğum izni nasıl alınıyor, doğum izni almak için gerekli olan belgeler, doğum izni parası ne zaman nereye yatar, doğum izni parası kaç paradır, doğum izni parası toplamda ne kadar, doğum izni almak, doğum izni almak zorunlumudur, doğum izninin yarısını kullanıp yarısının parası alınıyor mu, doğum izninin hepsini kullanmak şartmı, doğum iznini toplam 10 hafta kullandım artı para alabilirmiyim, doğum iznimi kullanmasam artı para alabilirmiyim, doğum parası kaç paradır, doğum parası nereden nasıl alınır, doğum izni parası hangi bankaya yatmaktadır, doğum izni parası kaç ayda yatar, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
RAPOR PARASI NASIL NEREDEN ALINIR...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
İş hayatında hemen hemen hepimizin başına gelen hastalık kaza gibi durumlarda genel olarak yaptığımız şey rapor almaktır. Rapor aldığımız zaman 3 güne kadar olan rapor günün parasını işveren veriyor, 3 günden fazla olan günlerde ise sigortadan rapor parasını alabiliyorsunuz. Gerçek adı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) raporu olan ve halk arasında rapor parası veya istirahat parası olarak bilinen bu ödenek raporlu olduğunuz günlerin 3. gününden sonrasını SGK dan alabiliyorsunuz.
Eğer bir rahatsızlık sonucunda bir sigortalı çalışan, rapor veya istirahat almış ise bu durumda SGK'dan rapor parası veya istirahat parası alabilmek için bu istirahatın veya raporun alınmasından önceki 3 ay (üç ay) yani 90 gün (doksan gün) prim ödenmiş olması şarttır. Eğer üç ay önceden prim ödenmiş ise SGK'dan rapor parası veya istirahat parası alabilmek için alınan istirahat veya raporun üçüncü gününden itibaren rapor parası veya istirahat parası alınabilir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
İstirahat raporunun aslını işyerinize teslim edin. sonra çalıştığınız kurum veya firma inretnet üzerinden SGK nın sitesine raporlu olduğunuz günleri işyerinde çalışmamıştır diye sisteme girecek.
Daha sonra Rapor aldığınız Hastane dosyanızı bağlı bulunduğunuz SGK ilçe müdürlüğüne gönderiyor .(Bu süreç ortalama 20 gün)
Raporlu olduğunuz tarihten önce olmak şartıyla 90 günlük prim bilgilerini gösteren hizmet dökümü belgesini internetten alarak SGK'ya teslim ediyorsunuz. Onlar da 2-3 dk'lık işlemden sonra size 15 gün sonra istediğiniz PTT şübesinden yada Ziraat Bankasından paranızı sadece kimliğinizi göstererek alabiliyorsunuz.
Rapor parası almak için gerekli belgeler ;
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
1- Rapor tarihinden geriye dönük 120 günü gösteren hizmet dökümü
2- İşyerinden raporlu tarihler arasında çalışmadığını gösteren ''Çalışmamıştır Yazısı''
3- İşgörmezlik Belgesinin (Form1 veya Form2) hastaneden verilen bir sureti (yani aslı) Heyet raporunun fotokopisi
4- Vezneye giderken Nüfüs Cüzdan fotokopisi
Yatarak tedavilerde günlük gelirinizin % 50 sini ayakta tedavilerde ise gelirinizin 2/3 ünü alabilirsiniz.
Asgari ücret her yıl değiştiği için rapor parası tutarıda asgari ücret veya aldığınız ücret değiştikçe rapor parasıda değişecektir.
rapor parası nedir, rapor parası nasıl alınır, rapor parası kaç para, 2014 rapor parası kaç para, rapor parasını nereden nasıl alabilirim, rapor parası almak için gerekli olanlar, rapor parası bankaya mı yatıyor, rapor parası için istenen belgeler, rapor parası ne zaman verilir, rapor parası için zaman varmı, rapor parası kaç günde veriliyor, rapor parası günlük kaç para oluyor, rapor parası nasıl hesaplanır, rapor parasının hesaplanması nasıl oluyor, ssk dan rapor parası nasıl alınıyor, sgk rapor parası almak için neler gerekli, sgk ve ssk rapor parası için istenenler, bağkur emekli sandığı rapor parası nasıl alınır, kaç güne kadar rapor parası alınabiliyor, rapor parası kaç günlük veriliyor, rapor parası kaç güne kadar alabilirim, rapor paramı ssk dan nasıl alabilirim, rapor parası sgk dan nasıl alınır, rapor parası kaç gün sonra alınıyor, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
İş hayatında hemen hemen hepimizin başına gelen hastalık kaza gibi durumlarda genel olarak yaptığımız şey rapor almaktır. Rapor aldığımız zaman 3 güne kadar olan rapor günün parasını işveren veriyor, 3 günden fazla olan günlerde ise sigortadan rapor parasını alabiliyorsunuz. Gerçek adı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) raporu olan ve halk arasında rapor parası veya istirahat parası olarak bilinen bu ödenek raporlu olduğunuz günlerin 3. gününden sonrasını SGK dan alabiliyorsunuz.
Eğer bir rahatsızlık sonucunda bir sigortalı çalışan, rapor veya istirahat almış ise bu durumda SGK'dan rapor parası veya istirahat parası alabilmek için bu istirahatın veya raporun alınmasından önceki 3 ay (üç ay) yani 90 gün (doksan gün) prim ödenmiş olması şarttır. Eğer üç ay önceden prim ödenmiş ise SGK'dan rapor parası veya istirahat parası alabilmek için alınan istirahat veya raporun üçüncü gününden itibaren rapor parası veya istirahat parası alınabilir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
İstirahat raporunun aslını işyerinize teslim edin. sonra çalıştığınız kurum veya firma inretnet üzerinden SGK nın sitesine raporlu olduğunuz günleri işyerinde çalışmamıştır diye sisteme girecek.
Daha sonra Rapor aldığınız Hastane dosyanızı bağlı bulunduğunuz SGK ilçe müdürlüğüne gönderiyor .(Bu süreç ortalama 20 gün)
Raporlu olduğunuz tarihten önce olmak şartıyla 90 günlük prim bilgilerini gösteren hizmet dökümü belgesini internetten alarak SGK'ya teslim ediyorsunuz. Onlar da 2-3 dk'lık işlemden sonra size 15 gün sonra istediğiniz PTT şübesinden yada Ziraat Bankasından paranızı sadece kimliğinizi göstererek alabiliyorsunuz.
Rapor parası almak için gerekli belgeler ;
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
1- Rapor tarihinden geriye dönük 120 günü gösteren hizmet dökümü
2- İşyerinden raporlu tarihler arasında çalışmadığını gösteren ''Çalışmamıştır Yazısı''
3- İşgörmezlik Belgesinin (Form1 veya Form2) hastaneden verilen bir sureti (yani aslı) Heyet raporunun fotokopisi
4- Vezneye giderken Nüfüs Cüzdan fotokopisi
Yatarak tedavilerde günlük gelirinizin % 50 sini ayakta tedavilerde ise gelirinizin 2/3 ünü alabilirsiniz.
Asgari ücret her yıl değiştiği için rapor parası tutarıda asgari ücret veya aldığınız ücret değiştikçe rapor parasıda değişecektir.
rapor parası nedir, rapor parası nasıl alınır, rapor parası kaç para, 2014 rapor parası kaç para, rapor parasını nereden nasıl alabilirim, rapor parası almak için gerekli olanlar, rapor parası bankaya mı yatıyor, rapor parası için istenen belgeler, rapor parası ne zaman verilir, rapor parası için zaman varmı, rapor parası kaç günde veriliyor, rapor parası günlük kaç para oluyor, rapor parası nasıl hesaplanır, rapor parasının hesaplanması nasıl oluyor, ssk dan rapor parası nasıl alınıyor, sgk rapor parası almak için neler gerekli, sgk ve ssk rapor parası için istenenler, bağkur emekli sandığı rapor parası nasıl alınır, kaç güne kadar rapor parası alınabiliyor, rapor parası kaç günlük veriliyor, rapor parası kaç güne kadar alabilirim, rapor paramı ssk dan nasıl alabilirim, rapor parası sgk dan nasıl alınır, rapor parası kaç gün sonra alınıyor, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
ALS HASTALIĞI NEDİR...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Son günlerde tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve dikkat çeken hastalık türü olan ALS (Amyotrofik lateral skleroz) hastalığı tüm dünyadaki ünlüler tarafından yeniden gündeme geldi ve ALS hastalığı için bir de kampanya başlatıldı. ALS hastalığı için başlatılan kampanya ünlü isimlerin, ya başından aşağı bir kova buzlu su dök yada ALS hastalığı için bağış yap kampanyası ile hastalığa dikkat çekilmiştir. Bir ünlü başından aşağı bir kova buzlu suyu dökerken, bir başka ünlüye de meydan okuyor yani suyu başından aşağı dökerken söylediği bir diğer ünlü isim, 24 saat içinde oda başından aşağı su dökerek bir başkasına meydan okumalıdır.
Son günlerde artık her gün gördüğümüz başından su döken ünlülerin videoları yayınlanmaya ve çıkmaya devam ediyor. Başından buzlu su döken ünlüler kimler sorusunun cevabı ise, isim sayılamayacak kadar çoktur. Dünyanın her yerinden sayısız ünlünün destek verdiği ve su döktüğü bu kampanya oldukça ses getirmiş ve hala devam etmektedir.
Sizlere bu yazımızda Amyotrofik lateral skleroz ALS hastalığı nedir, ALS hastalığı belirtileri nelerdir, bu hastalık kimlerde ve hangi durumlarda olur gibi herkesin merak edip araştırdığı bu soruların cevaplarını ve ALS hastalığı hakkında bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.
Türkiye'den ALS Hastalığı için buzlu su videosu çeken ünlülerden bazıları
ALS Hastalığı Nedir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Amyotrofik lateral skleroz (ALS), aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak da anılan, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlar) kaybından ileri gelen bir hastalıktır.
Hastalık, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronların) kaybından ileri gelir. Bu hücrelerin kaybı kaslarda güçsüzlük ve erimeye (atrofi) yol açar. Ayrıca erken ya da geç hareketin birinci nöronu da hastalanır. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmaz.
Kaslardaki zayıflık ellerde ya da bacaklarda, ağız-yutak bölgesinde ya da dilde başlayabilir ve sürekli ilerleyerek yayılır. Bu yayılma "bulber" alandaki kasları da tutabileceği için konuşma ve yutma güçlüğüne neden olabilir. İleri evrelerinde solunum yetersizliğine de yol açabilir. Genellikle erişkin yaşlarda (40-50) ve erkeklerde, kadınlara göre biraz daha sık görülür. Görülme sıklığı (insidansı) 100.000 de 1-1,5 civarındadır. Daha genç ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ve genellikle zayıf insanlarda görüldüğü dikkat çekmektedir.
ALS hastalarının ortalama üç ila beş yıl yaşayabildikleri belirlenmişse de, daha uzun süre yaşayan kişiler de vardır.
ALS hastalığına yakalanmış birçok ünlü kişi bulunmaktadır. Amerikan beyzbol oyuncusu Lou Gehrig, İngiliz aktör David Niven, Leeds United ve İngiltere Futbol Federasyonları menejerleri Don Revie ve Dieter Dengler, metal müzik gitaristi Jason Becker, Amerikan caz müzik bas çısı Charles Mingus, matematikçi Fokko du Cloux, İngiliz fizikçi Stephen Hawking,Çinli lider Mao Zedong, Galatasaray ve Fenerbahçe'de oynamış Türk futbolcu Sedat Balkanlı Amerikan politikacı Jacob Javits bu hastalığa yakalanmış ünlü kişilerden bazılarıdır.
ALS Hastalığı Neden Nasıl Oluşur
Bilim insanları ALS'nin kesin olarak nedenini bulamamakla birlikte bu hastalığa ait çok çeşitli risk faktörleri gösterilebilir. Bu hastalığın birden fazla risk faktörüne sahip olduğuna inanılır. Araştırmacılar, bağışıklık sisteminde anormalliğe yol açan, DNA'nın yapısını ve enzim sisteminin işleyişini bozan, nörotoksik özellik gösteren bir virüsten şüphelenmektedir. Ailesel ALS’de genetik bir özelliğin neden olduğu tahmin edilse de, ALS’nin diğer türü olan seyrek ALS’de genetik bir nedene rastlanmamıştır.
Batı Pasifik'te hastalığın görülme oranlarının artması sonucu, yapılan araştırmalardan sonra nörotoksik bir maddenin hastalığa neden olduğu anlaşıldı. Ardından bu sinirlere zarar veren nörotoksik maddenin Cycas circinalis (Cycadaceae) adlı bir bitkinin tohumlarında bulunduğu anlaşıldı. Bu bitki yalnızca bu bölgede bulunmaktaydı ve 1950 ve 1960’lı yıllarda yiyeceklere katıldığı belirlendi.
İnsanlarda 21. kromozomun bozulması veya hatalı olması sonucu hastalığın ortaya çıktığına inanılmaktadır. Bu gendeki mutasyon otozomal baskın türdendir. Bir ailede bulunan ebeveynlerde kromozomlara bağlı olan ALS varsa onların çocuklarında da bu tür ALS görülme olasılığı çok fazladır. Fakat eğer ailede ’seyrek’ yani kromozomlara bağlı olmayan türden ALS varsa çocuklarda ALS hastalığının olma olsalığı azdır veya yoktur.
ALS Birliğine göre ordu mensubu veya emekli olmuş kişilerin ALS hastalığına yakalanma oranı diğer insanlardan daha yüksektir. Orduda ALSadlı raporlarında, ordudakilerin neredeyse %60 daha fazla bu hastalığın riski altında olduğu belirtilmiştir.
ALS Hastalığının Belirtileri Nelerdir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
ALS’ye dair ilk belirtiler genellikle farkedilmez ya da gözden kaçar. İlk belirtiler, kaslarda seğirme, titreme, kas zayıflığı sonucunda kolların veya bacakların etkilenmesidir. Bu tür belirtilerin zamanla artması sonucunda ALS hastalığı ortaya çıkar. ALS’nin belirtileri sonucunda vücutta hangi kas etkilenmekteyse o kısım ilk olarak zarar görür. Hastaların % 75’inde ilk belirtiler, kol ve bacak kaslarında görülmüştür. Bu vakaların bazılarında hastalık önce bacaklardan bir tanesini etkilemiş ve hastalar da bunu ilk olarak yürürken veya koşarken sendeledikleri sonucu keşfetmişlerdir.
Bazı vakalarda ise hastalık ilk olarak elleri ve kolları etkilemiştir. Bu tür hastalar da, hastalığı el becerisi gerektiren düğmeye basma, yazı yazma, anahtarlar ile kapı açma gibi basit işleri yapamamaları sonucu fark etmişlerdir. Bu hastalığa yakalanmış hastaların yaklaşık %25 kadarında daha farklı belirtiler görülmüştür. Bunlardan en önemlisi konuşma zorluğu ve net konuşamamadır. Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır. Ayrıca, burunla ilgili sorunlar ve zamanla konuşma sesinde düşüklük de ilk belirtilerin arasında görülebilir. Çiğneme bozuklukları ve dilin hareketinin zorlaşması da izleyen belirtilerdir. Dilin hareketinin sınırlanması sonucunda nefes borusu tıkanabilir ve bundan başka ilerleyen durumlarda da tam anlamıyla konuşma kaybı görülebilir.
als nedir, als hastalığı nedir, als hastalığı hakkında bilgi, als hastalığı ne zamandan beri var, als hastalığı videoları izle, als için video çeken ünlüler kimler, als buzlu su videoları, hülya avşar buzlu su videosu izle, kıvanç tatlıtuğ buzlu su videosu, hülya avşar buzlu su için kime meydan okudu, ata demirer kime meydan okudu, arda turan kime meydan okudu, fatih terim buzlu su als videosu, als hastalığı tedavisi varmı, als hastalığının belirtileri neler, als hastalığı hangi durumlarda oluşur, als hastalığı bulaşıcı mı, als hastalığı öldürürmü, Amyotrofik lateral skleroz (ALS), buzlu su döken ünlüler kimler, hangi ünlüler als hastalığı kampanyasına destek verdiler, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Son günlerde tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve dikkat çeken hastalık türü olan ALS (Amyotrofik lateral skleroz) hastalığı tüm dünyadaki ünlüler tarafından yeniden gündeme geldi ve ALS hastalığı için bir de kampanya başlatıldı. ALS hastalığı için başlatılan kampanya ünlü isimlerin, ya başından aşağı bir kova buzlu su dök yada ALS hastalığı için bağış yap kampanyası ile hastalığa dikkat çekilmiştir. Bir ünlü başından aşağı bir kova buzlu suyu dökerken, bir başka ünlüye de meydan okuyor yani suyu başından aşağı dökerken söylediği bir diğer ünlü isim, 24 saat içinde oda başından aşağı su dökerek bir başkasına meydan okumalıdır.
Son günlerde artık her gün gördüğümüz başından su döken ünlülerin videoları yayınlanmaya ve çıkmaya devam ediyor. Başından buzlu su döken ünlüler kimler sorusunun cevabı ise, isim sayılamayacak kadar çoktur. Dünyanın her yerinden sayısız ünlünün destek verdiği ve su döktüğü bu kampanya oldukça ses getirmiş ve hala devam etmektedir.
Sizlere bu yazımızda Amyotrofik lateral skleroz ALS hastalığı nedir, ALS hastalığı belirtileri nelerdir, bu hastalık kimlerde ve hangi durumlarda olur gibi herkesin merak edip araştırdığı bu soruların cevaplarını ve ALS hastalığı hakkında bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.
Türkiye'den ALS Hastalığı için buzlu su videosu çeken ünlülerden bazıları
ALS Hastalığı Nedir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Amyotrofik lateral skleroz (ALS), aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak da anılan, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlar) kaybından ileri gelen bir hastalıktır.
Hastalık, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronların) kaybından ileri gelir. Bu hücrelerin kaybı kaslarda güçsüzlük ve erimeye (atrofi) yol açar. Ayrıca erken ya da geç hareketin birinci nöronu da hastalanır. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek ise bozulmaz.
Kaslardaki zayıflık ellerde ya da bacaklarda, ağız-yutak bölgesinde ya da dilde başlayabilir ve sürekli ilerleyerek yayılır. Bu yayılma "bulber" alandaki kasları da tutabileceği için konuşma ve yutma güçlüğüne neden olabilir. İleri evrelerinde solunum yetersizliğine de yol açabilir. Genellikle erişkin yaşlarda (40-50) ve erkeklerde, kadınlara göre biraz daha sık görülür. Görülme sıklığı (insidansı) 100.000 de 1-1,5 civarındadır. Daha genç ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ve genellikle zayıf insanlarda görüldüğü dikkat çekmektedir.
ALS hastalarının ortalama üç ila beş yıl yaşayabildikleri belirlenmişse de, daha uzun süre yaşayan kişiler de vardır.
ALS hastalığına yakalanmış birçok ünlü kişi bulunmaktadır. Amerikan beyzbol oyuncusu Lou Gehrig, İngiliz aktör David Niven, Leeds United ve İngiltere Futbol Federasyonları menejerleri Don Revie ve Dieter Dengler, metal müzik gitaristi Jason Becker, Amerikan caz müzik bas çısı Charles Mingus, matematikçi Fokko du Cloux, İngiliz fizikçi Stephen Hawking,Çinli lider Mao Zedong, Galatasaray ve Fenerbahçe'de oynamış Türk futbolcu Sedat Balkanlı Amerikan politikacı Jacob Javits bu hastalığa yakalanmış ünlü kişilerden bazılarıdır.
ALS Hastalığı Neden Nasıl Oluşur
Bilim insanları ALS'nin kesin olarak nedenini bulamamakla birlikte bu hastalığa ait çok çeşitli risk faktörleri gösterilebilir. Bu hastalığın birden fazla risk faktörüne sahip olduğuna inanılır. Araştırmacılar, bağışıklık sisteminde anormalliğe yol açan, DNA'nın yapısını ve enzim sisteminin işleyişini bozan, nörotoksik özellik gösteren bir virüsten şüphelenmektedir. Ailesel ALS’de genetik bir özelliğin neden olduğu tahmin edilse de, ALS’nin diğer türü olan seyrek ALS’de genetik bir nedene rastlanmamıştır.
Batı Pasifik'te hastalığın görülme oranlarının artması sonucu, yapılan araştırmalardan sonra nörotoksik bir maddenin hastalığa neden olduğu anlaşıldı. Ardından bu sinirlere zarar veren nörotoksik maddenin Cycas circinalis (Cycadaceae) adlı bir bitkinin tohumlarında bulunduğu anlaşıldı. Bu bitki yalnızca bu bölgede bulunmaktaydı ve 1950 ve 1960’lı yıllarda yiyeceklere katıldığı belirlendi.
İnsanlarda 21. kromozomun bozulması veya hatalı olması sonucu hastalığın ortaya çıktığına inanılmaktadır. Bu gendeki mutasyon otozomal baskın türdendir. Bir ailede bulunan ebeveynlerde kromozomlara bağlı olan ALS varsa onların çocuklarında da bu tür ALS görülme olasılığı çok fazladır. Fakat eğer ailede ’seyrek’ yani kromozomlara bağlı olmayan türden ALS varsa çocuklarda ALS hastalığının olma olsalığı azdır veya yoktur.
ALS Birliğine göre ordu mensubu veya emekli olmuş kişilerin ALS hastalığına yakalanma oranı diğer insanlardan daha yüksektir. Orduda ALSadlı raporlarında, ordudakilerin neredeyse %60 daha fazla bu hastalığın riski altında olduğu belirtilmiştir.
ALS Hastalığının Belirtileri Nelerdir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
ALS’ye dair ilk belirtiler genellikle farkedilmez ya da gözden kaçar. İlk belirtiler, kaslarda seğirme, titreme, kas zayıflığı sonucunda kolların veya bacakların etkilenmesidir. Bu tür belirtilerin zamanla artması sonucunda ALS hastalığı ortaya çıkar. ALS’nin belirtileri sonucunda vücutta hangi kas etkilenmekteyse o kısım ilk olarak zarar görür. Hastaların % 75’inde ilk belirtiler, kol ve bacak kaslarında görülmüştür. Bu vakaların bazılarında hastalık önce bacaklardan bir tanesini etkilemiş ve hastalar da bunu ilk olarak yürürken veya koşarken sendeledikleri sonucu keşfetmişlerdir.
Bazı vakalarda ise hastalık ilk olarak elleri ve kolları etkilemiştir. Bu tür hastalar da, hastalığı el becerisi gerektiren düğmeye basma, yazı yazma, anahtarlar ile kapı açma gibi basit işleri yapamamaları sonucu fark etmişlerdir. Bu hastalığa yakalanmış hastaların yaklaşık %25 kadarında daha farklı belirtiler görülmüştür. Bunlardan en önemlisi konuşma zorluğu ve net konuşamamadır. Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır. Ayrıca, burunla ilgili sorunlar ve zamanla konuşma sesinde düşüklük de ilk belirtilerin arasında görülebilir. Çiğneme bozuklukları ve dilin hareketinin zorlaşması da izleyen belirtilerdir. Dilin hareketinin sınırlanması sonucunda nefes borusu tıkanabilir ve bundan başka ilerleyen durumlarda da tam anlamıyla konuşma kaybı görülebilir.
als nedir, als hastalığı nedir, als hastalığı hakkında bilgi, als hastalığı ne zamandan beri var, als hastalığı videoları izle, als için video çeken ünlüler kimler, als buzlu su videoları, hülya avşar buzlu su videosu izle, kıvanç tatlıtuğ buzlu su videosu, hülya avşar buzlu su için kime meydan okudu, ata demirer kime meydan okudu, arda turan kime meydan okudu, fatih terim buzlu su als videosu, als hastalığı tedavisi varmı, als hastalığının belirtileri neler, als hastalığı hangi durumlarda oluşur, als hastalığı bulaşıcı mı, als hastalığı öldürürmü, Amyotrofik lateral skleroz (ALS), buzlu su döken ünlüler kimler, hangi ünlüler als hastalığı kampanyasına destek verdiler, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
İSTANBUL'DAKİ HASTANELER...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Sağlık üzerine her gün yeni bir yenilik çıkmaktadır. Bu yenilikler sağlık konusundaki sorunları, harcanan zamanı, tedavi sürecinde geçirilen işlemlerin zamanı gibi bir çok, bildiğimiz yada bilmediğimiz konular açısından faydalı olmaktadır. Geçmişe baktığımızda çok zor olan muayene olma ve hastanelerde sıra bekleme ilaç alma gibi işlemler şimdilerde ise oldukça kolaylaştı. Önceden az olan hastane sayısı gün geçtikçe artmakta ve hizmet vermektedir.
Gün geçtikçe artan hastane sayıları, hastanelerde oluşan sıraları en aza indirmektedir. Bir çok hastanenin bulunması nedeni ile sağlık bakanlığı bu konuda bir yenilik yaparak her şehirdeki hastaneleri genel sekreterlik olarak birbirlerine bağlamaktadır.
Sağlık bakanlığı bu yenilik ile Kamu Hastaneler Birliğine geçmiştir. Bütün devlet hastaneleri kamu birliği hastaneleri olarak bölümlendirilmiştir. Örneğin İstanbul'da bulunan bir çok devlet hastanesini kuzey ve güney diye ayıran bakanlık İstanbul'da Kuzey İli Kamu Hastaneler Birliği ve Güney İli Kamu Hastaneler Birliği adı altında 2 genel sekreterlik bulunmaktadır. Emini ki sizin de hastaneleri aramak yada adreslerini telefon numaralarını öğrenmek gibi gereksinimleriniz olmuştur. İşte sizlere bu yazımızda İstanbul da bulunan hastanelerin adres ve telefon bilgilerini paylaşacağız.
İstanbul'daki Hastanelerin Adres ve Telefon Numaraları
İstanbul'da Bulunan Hastaneler
Hastane Adresleri ve Telefon Numaraları
75.Yıl Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
Telefon: 0216 411 80 11
Fax: 0216 478 31 23
Adres:Sultan Sok. Şemsettin Günal Altay Cad. No: 14 Erenköy - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bahçelievler Dr. Alaaddin Erkmen Kamu Sağlığı Merkezi
Telefon: 0212 441 70 02 - 0212 584 62 97
Adres:Bahçelievler İstanbul
Bakırköy İl Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 570 00 51
Adres:Zeytinlik Mh. Fişekhane Cd. Milliyetçi Sk. No: 1 Kat :2 Bakırköy İstanbul
Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 571 52 56 - 0212 543 62 70
Fax: 0212 571 47 90
Adres:Bakırköy İstanbul
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 571 57 57
Fax: 0212 572 95 95
Adres:Bakırköy İstanbul
Bayrampaşa Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 544 76 53
Fax: 0212 544 35 94
Adres:İsmetpaşa Mah. Kenar Sok. No:22 Bayrampaşa - İSTANBUL
Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 323 26 86 - 0216 323 29 55
Fax: 0216 323 79 73
Adres:Hünkâr İskele Cad. Gaziyunus Sok. No: 57 Beykoz - İSTANBUL
Beykoz Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 413 60 00(5 Hat pbx)
Fax: 0216 331 21 95
Adres:Tepeüstü Cad. No: 1 34800 Paşabahçe İSTANBUL
Büyükçekmece Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 882 37 00
Fax: 0212 882 16 66
Adres:Atatürk Mah. Mustafa K. Paşa Cad. Hülya Koçyiğit Sok No: 1 Büyükçekmece - İSTANBUL
Çatalca Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 787 19 12
Fax: 0212 789 23 71
Adres:Atatürk Caddesi Yolu Üzeri Çatalca/İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 517 74 50-51
Fax: 0212 517 74 52
Adres:Sahil Yolu Cankurtaran/EMİNÖNÜ İstanbul
Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 458 30 02
Fax: 0216 305 51 10
Adres:E5 Karayolu Üzeri Cevizli Kavşağı Denizer Cad. Kartal - İSTANBUL
Dr.Sadi Konuk Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 572 22 74
Fax: 0212 542 44 91
Adres:Bakırköy İstanbul
Dr.Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahi Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 418 96 10
Fax: 0216 337 97 19
Adres:Üsküdar İstanbul
Eminönü Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 522 90 33
Adres:Divanyolu Cd. No :46 Sultanahmet Eminönü İstanbul
Esatpaşa Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0216 317 89 62
Adres:Esatpaşa Mh. Hacı Bekir Cd. No : 40 Üsküdar İstanbul
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 529 44 00 - 0212 529 44 44
Fax: 0212 589 62 29
Adres:Millet Cd. Aksaray / Fatih -İSTANBUL
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 414 45 02
Fax: 0216 336 05 65
Web:Haydarpaşa Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesi
Adres:Tıbbiye Caddesi, Üsküdar, İstanbul
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 414 45 02
Fax: 0216 346 05 82
Adres:Haydarpaşa Kadıköy İstanbul
Heybeliada Sanatoryumu Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 351 88 50
Adres:Çamlık Mevkii Heybeliada - İSTANBUL
Hüsamettin Kural Büyükada Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 382 62 28-16
Fax: 0216 382 10 14
Adres:Lale Hatun Cad. No: 45 Büyükada - İSTANBUL
İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 320 26 75
Fax: 0212 320 41 05
Web:http://www.istanbuladis.com/
Adres:Darülaceze Cd. Şişli - İSTANBUL
İstanbul 70.Yıl Fizik Tedavi ve Reh.Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 442 69 29 - 0212 442 22 00
Fax: 0212 441 70 83
Adres:Eski Londra Asfaltı Bahçelievler - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
İstanbul Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 534 69 70
Fax: 0212 635 14 80
Adres:Vatan Cad. Aksaray - İSTANBUL
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 588 44 00
Fax: 0212 632 00 60
Adres:Samatya Cad. Kocamustafapaşa / Fatih - İSTANBUL
İstanbul Erenköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 302 00 80
Fax: 0216 356 04 96
Adres:Sinan Ercan cad. No : 29 Kazasker / Erenköy - İSTANBUL
İstanbul Eyüp Devlet Hastanesi
Telefon: 0 212 417 29 00 (10 Hat)
Fax: 0 212 417 29 15
Adres:Bahariye Cad. No :93 Eyüp - İSTANBUL
İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 575 04 04
Fax: 0216 575 04 06
Adres:Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi 34752 Bostancı - İSTANBUL
İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 566 40 28
Fax: 0216 566 40 23
Adres:Göztepe İstanbul
İstanbul Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 306 68 50 - 10 hat
Fax: 0216 389 31 71
Adres:Doğan Sokak No : 13 Kartal - İSTANBUL
İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi Süreyyapaşa Kalp Damar Cerrahisi Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 441 23 50
Fax: 0216 370 69 96
Web:www.sureyyapasa.gov.tr - www.sureyyapasa.gov.tr
Adres:Maltepe İstanbul
İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 221 77 77
Fax: 0212 221 78 00
Adres:Okmeydanı, Şişli İstanbul
İstanbul Paşabahçe Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 413 79 53
Fax: 0216 413 79 58
Adres:Sait Molla Cad. No : 1 Paşabahçe / Beykoz - İSTANBUL
İstanbul Polis Hastanesi
Telefon: 0216 310 53 03
Fax: 0216 334 20 02
Web:|||| nic.tr ||||
Adres:Koşuyolu, İstanbul
İstanbul Üsküdar Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 474 79 08-09
Fax: 0216 474 79 12
Adres:Barbaros Mh. Veysi Paşa Sk. No: 14 Üsküdar - İSTANBUL
İstanbul Yakacık Doğumevi ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 377 23 96
Fax: 0216 377 23 30
Adres:Soğanlık Cad. No : 17 Yakacık / KARTAL - İSTANBUL
İstinye Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 277 61 11
Fax: 0212 277 61 11
Adres:Emirgan Cd. No : 98 İstinye / Sarıyer - İSTANBUL
Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 336 91 96
Fax: 0216 339 04 41
Adres:Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadıköy - İSTANBUL
Lepra Deri Zührevi Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 570 25 75 - 570 10 26 /165
Fax: 0212 583 00 86
Adres:İstanbul Lepra Hastanesi Bakırköy/İSTANBUL
Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 323 32 33
Fax: 0212 323 70 82
Adres:Baltalimanı, Sarıyer İstanbul
Pendik Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 491 29 37 - 0216 483 11 90
Adres:Pendik
Pendik Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0216 375 81 30
Fax: 0216 375 81 29
Adres:İbni Sina Cd. Fulya Sk. Pendik İstanbul
Prof.Dr.N.Reşat Belger Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 251 59 00
Fax: 0212 245 09 47
Adres:Bereketzade Mh. Cami Sk. No : 2/4 Beyoğlu - İSTANBUL
Prof.Dr.Necmi Ayanoğlu Silivri Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 727 21 00
Fax: 0212 727 46 63
Adres:Silivri İstanbul
Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi
Telefon: 0212 236 51 51
Fax: 0212 258 50 57
Adres:Barbaros Bulvarı No. 83 Yıldız/Beşiktaş - İSTANBUL
Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 242 29 57
Fax: 0212 242 67 07
Adres:Dursun Akif Sk. No: 1 Sarıyer - İSTANBUL
Silivri Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 727 20 10
Fax: 0212 727 17 25
Adres:Hastane Cd. Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağı Binası Zemin kat Silivri İstanbul
Sultançifliği Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 594 12 53-54-55
Fax: 0212 476 42 59
Adres:Uğur Mumcu Mah. 2116 Sok. No : 30 Sultançiftliği / Gaziosmanpaşa - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 520 97 35
Fax: 0212 519 03 42
Web:Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Adres:Süleymaniye Mahallesi Şifahane Sk. No : 1-5 Eminönü - İSTANBUL
Şile Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 711 47 71
Fax: 0216 712 19 38
Adres:Şile İstanbul
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 231 22 09
Fax: 0212 234 11 21
Adres:Etfal Sk.No:10 Şişli - İSTANBUL
Tacirler Eğitim Vakfı Sultanbeyli Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 398 89 71
Fax: 0216 398 89 71
Adres:Kurankursu Cd. Sultanbeyli - İSTANBUL
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 252 43 00
Fax: 0212 252 63 00
Adres:Sıraselviler Cad. No : 112 Beyoğlu - İSTANBUL
Tuzla Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 494 09 52-59 - 0216 494 09 58
Fax: 0216 494 09 59
Adres:Kartal Sok. No: 3 İçmeler / Tuzla - İSTANBUL
Ümraniye Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 632 71 17
Fax: 0216 632 71 17
Adres:Adem Yavuz Cad.No:1 Ümraniye - İSTANBUL
Validebağ Öğretmenler Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 326 69 23
Fax: 0216 339 33 28
Adres:Koşuyolu Kalfa Çeşme Sk. No : 1 Üsküdar - İSTANBUL
Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 510 03 91
Fax: 0212 547 22 33
Adres:Balıklı Yolu Zeytinburnu - İSTANBUL
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 391 06 80 (20 hat) - 0216 343 20 73
Fax: 0216 343 92 51
Adres:Burhanettin Üstünel Cad. Salı Sk. Üsküdar - İSTANBUL
istanbuldaki devlet hastaneleri, istanbulda kaç tane hastane var, istanbuldaki hastanelerin adları, istanbulda olan hastanelerin adres ve telefon bilgileri, istanbuldaki hastanelerin iletişim bilgileri, kamu hastaneler birliğine bağlı hastaneler hangileri, istanbulda kaç tane kamu hastaneler birliği genel sekreterliği var, hastanesi adres ve telefon bilgileri, iletim bilgileri, nerede, nasıl gidilir, hastanesinde varmı, zeynep kamil hastanesi adres ve telefon bilgileri, zeynep kamilde tüp bebek var mı, zeynep kamilde çocuk kardiyoloji varmı randevu, hastane randevu alma, mhrs randevu ekranı, istanbulda bulunan tüm hastanelerin adres ve telefonları, zeynep kamil hastanesi telefon numarası, üsküdar devlet polis hastanesi adres ve telefon numarası, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir.
Sağlık üzerine her gün yeni bir yenilik çıkmaktadır. Bu yenilikler sağlık konusundaki sorunları, harcanan zamanı, tedavi sürecinde geçirilen işlemlerin zamanı gibi bir çok, bildiğimiz yada bilmediğimiz konular açısından faydalı olmaktadır. Geçmişe baktığımızda çok zor olan muayene olma ve hastanelerde sıra bekleme ilaç alma gibi işlemler şimdilerde ise oldukça kolaylaştı. Önceden az olan hastane sayısı gün geçtikçe artmakta ve hizmet vermektedir.
Gün geçtikçe artan hastane sayıları, hastanelerde oluşan sıraları en aza indirmektedir. Bir çok hastanenin bulunması nedeni ile sağlık bakanlığı bu konuda bir yenilik yaparak her şehirdeki hastaneleri genel sekreterlik olarak birbirlerine bağlamaktadır.
Sağlık bakanlığı bu yenilik ile Kamu Hastaneler Birliğine geçmiştir. Bütün devlet hastaneleri kamu birliği hastaneleri olarak bölümlendirilmiştir. Örneğin İstanbul'da bulunan bir çok devlet hastanesini kuzey ve güney diye ayıran bakanlık İstanbul'da Kuzey İli Kamu Hastaneler Birliği ve Güney İli Kamu Hastaneler Birliği adı altında 2 genel sekreterlik bulunmaktadır. Emini ki sizin de hastaneleri aramak yada adreslerini telefon numaralarını öğrenmek gibi gereksinimleriniz olmuştur. İşte sizlere bu yazımızda İstanbul da bulunan hastanelerin adres ve telefon bilgilerini paylaşacağız.
İstanbul'daki Hastanelerin Adres ve Telefon Numaraları
İstanbul'da Bulunan Hastaneler
Hastane Adresleri ve Telefon Numaraları
75.Yıl Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
Telefon: 0216 411 80 11
Fax: 0216 478 31 23
Adres:Sultan Sok. Şemsettin Günal Altay Cad. No: 14 Erenköy - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bahçelievler Dr. Alaaddin Erkmen Kamu Sağlığı Merkezi
Telefon: 0212 441 70 02 - 0212 584 62 97
Adres:Bahçelievler İstanbul
Bakırköy İl Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 570 00 51
Adres:Zeytinlik Mh. Fişekhane Cd. Milliyetçi Sk. No: 1 Kat :2 Bakırköy İstanbul
Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 571 52 56 - 0212 543 62 70
Fax: 0212 571 47 90
Adres:Bakırköy İstanbul
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 571 57 57
Fax: 0212 572 95 95
Adres:Bakırköy İstanbul
Bayrampaşa Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 544 76 53
Fax: 0212 544 35 94
Adres:İsmetpaşa Mah. Kenar Sok. No:22 Bayrampaşa - İSTANBUL
Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 323 26 86 - 0216 323 29 55
Fax: 0216 323 79 73
Adres:Hünkâr İskele Cad. Gaziyunus Sok. No: 57 Beykoz - İSTANBUL
Beykoz Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 413 60 00(5 Hat pbx)
Fax: 0216 331 21 95
Adres:Tepeüstü Cad. No: 1 34800 Paşabahçe İSTANBUL
Büyükçekmece Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 882 37 00
Fax: 0212 882 16 66
Adres:Atatürk Mah. Mustafa K. Paşa Cad. Hülya Koçyiğit Sok No: 1 Büyükçekmece - İSTANBUL
Çatalca Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 787 19 12
Fax: 0212 789 23 71
Adres:Atatürk Caddesi Yolu Üzeri Çatalca/İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 517 74 50-51
Fax: 0212 517 74 52
Adres:Sahil Yolu Cankurtaran/EMİNÖNÜ İstanbul
Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 458 30 02
Fax: 0216 305 51 10
Adres:E5 Karayolu Üzeri Cevizli Kavşağı Denizer Cad. Kartal - İSTANBUL
Dr.Sadi Konuk Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 572 22 74
Fax: 0212 542 44 91
Adres:Bakırköy İstanbul
Dr.Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahi Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 418 96 10
Fax: 0216 337 97 19
Adres:Üsküdar İstanbul
Eminönü Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 522 90 33
Adres:Divanyolu Cd. No :46 Sultanahmet Eminönü İstanbul
Esatpaşa Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0216 317 89 62
Adres:Esatpaşa Mh. Hacı Bekir Cd. No : 40 Üsküdar İstanbul
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 529 44 00 - 0212 529 44 44
Fax: 0212 589 62 29
Adres:Millet Cd. Aksaray / Fatih -İSTANBUL
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 414 45 02
Fax: 0216 336 05 65
Web:Haydarpaşa Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesi
Adres:Tıbbiye Caddesi, Üsküdar, İstanbul
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 414 45 02
Fax: 0216 346 05 82
Adres:Haydarpaşa Kadıköy İstanbul
Heybeliada Sanatoryumu Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 351 88 50
Adres:Çamlık Mevkii Heybeliada - İSTANBUL
Hüsamettin Kural Büyükada Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 382 62 28-16
Fax: 0216 382 10 14
Adres:Lale Hatun Cad. No: 45 Büyükada - İSTANBUL
İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 320 26 75
Fax: 0212 320 41 05
Web:http://www.istanbuladis.com/
Adres:Darülaceze Cd. Şişli - İSTANBUL
İstanbul 70.Yıl Fizik Tedavi ve Reh.Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 442 69 29 - 0212 442 22 00
Fax: 0212 441 70 83
Adres:Eski Londra Asfaltı Bahçelievler - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
İstanbul Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 534 69 70
Fax: 0212 635 14 80
Adres:Vatan Cad. Aksaray - İSTANBUL
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 588 44 00
Fax: 0212 632 00 60
Adres:Samatya Cad. Kocamustafapaşa / Fatih - İSTANBUL
İstanbul Erenköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 302 00 80
Fax: 0216 356 04 96
Adres:Sinan Ercan cad. No : 29 Kazasker / Erenköy - İSTANBUL
İstanbul Eyüp Devlet Hastanesi
Telefon: 0 212 417 29 00 (10 Hat)
Fax: 0 212 417 29 15
Adres:Bahariye Cad. No :93 Eyüp - İSTANBUL
İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 575 04 04
Fax: 0216 575 04 06
Adres:Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi 34752 Bostancı - İSTANBUL
İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 566 40 28
Fax: 0216 566 40 23
Adres:Göztepe İstanbul
İstanbul Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 306 68 50 - 10 hat
Fax: 0216 389 31 71
Adres:Doğan Sokak No : 13 Kartal - İSTANBUL
İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi Süreyyapaşa Kalp Damar Cerrahisi Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 441 23 50
Fax: 0216 370 69 96
Web:www.sureyyapasa.gov.tr - www.sureyyapasa.gov.tr
Adres:Maltepe İstanbul
İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 221 77 77
Fax: 0212 221 78 00
Adres:Okmeydanı, Şişli İstanbul
İstanbul Paşabahçe Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 413 79 53
Fax: 0216 413 79 58
Adres:Sait Molla Cad. No : 1 Paşabahçe / Beykoz - İSTANBUL
İstanbul Polis Hastanesi
Telefon: 0216 310 53 03
Fax: 0216 334 20 02
Web:|||| nic.tr ||||
Adres:Koşuyolu, İstanbul
İstanbul Üsküdar Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 474 79 08-09
Fax: 0216 474 79 12
Adres:Barbaros Mh. Veysi Paşa Sk. No: 14 Üsküdar - İSTANBUL
İstanbul Yakacık Doğumevi ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0216 377 23 96
Fax: 0216 377 23 30
Adres:Soğanlık Cad. No : 17 Yakacık / KARTAL - İSTANBUL
İstinye Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 277 61 11
Fax: 0212 277 61 11
Adres:Emirgan Cd. No : 98 İstinye / Sarıyer - İSTANBUL
Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 336 91 96
Fax: 0216 339 04 41
Adres:Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadıköy - İSTANBUL
Lepra Deri Zührevi Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 570 25 75 - 570 10 26 /165
Fax: 0212 583 00 86
Adres:İstanbul Lepra Hastanesi Bakırköy/İSTANBUL
Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 323 32 33
Fax: 0212 323 70 82
Adres:Baltalimanı, Sarıyer İstanbul
Pendik Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 491 29 37 - 0216 483 11 90
Adres:Pendik
Pendik Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0216 375 81 30
Fax: 0216 375 81 29
Adres:İbni Sina Cd. Fulya Sk. Pendik İstanbul
Prof.Dr.N.Reşat Belger Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 251 59 00
Fax: 0212 245 09 47
Adres:Bereketzade Mh. Cami Sk. No : 2/4 Beyoğlu - İSTANBUL
Prof.Dr.Necmi Ayanoğlu Silivri Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 727 21 00
Fax: 0212 727 46 63
Adres:Silivri İstanbul
Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi
Telefon: 0212 236 51 51
Fax: 0212 258 50 57
Adres:Barbaros Bulvarı No. 83 Yıldız/Beşiktaş - İSTANBUL
Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 242 29 57
Fax: 0212 242 67 07
Adres:Dursun Akif Sk. No: 1 Sarıyer - İSTANBUL
Silivri Halk Sağlığı Laboratuvarı
Telefon: 0212 727 20 10
Fax: 0212 727 17 25
Adres:Hastane Cd. Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağı Binası Zemin kat Silivri İstanbul
Sultançifliği Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesi
Telefon: 0212 594 12 53-54-55
Fax: 0212 476 42 59
Adres:Uğur Mumcu Mah. 2116 Sok. No : 30 Sultançiftliği / Gaziosmanpaşa - İSTANBUL
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Hastanesi
Telefon: 0212 520 97 35
Fax: 0212 519 03 42
Web:Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Adres:Süleymaniye Mahallesi Şifahane Sk. No : 1-5 Eminönü - İSTANBUL
Şile Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 711 47 71
Fax: 0216 712 19 38
Adres:Şile İstanbul
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 231 22 09
Fax: 0212 234 11 21
Adres:Etfal Sk.No:10 Şişli - İSTANBUL
Tacirler Eğitim Vakfı Sultanbeyli Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 398 89 71
Fax: 0216 398 89 71
Adres:Kurankursu Cd. Sultanbeyli - İSTANBUL
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 252 43 00
Fax: 0212 252 63 00
Adres:Sıraselviler Cad. No : 112 Beyoğlu - İSTANBUL
Tuzla Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 494 09 52-59 - 0216 494 09 58
Fax: 0216 494 09 59
Adres:Kartal Sok. No: 3 İçmeler / Tuzla - İSTANBUL
Ümraniye Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 632 71 17
Fax: 0216 632 71 17
Adres:Adem Yavuz Cad.No:1 Ümraniye - İSTANBUL
Validebağ Öğretmenler Devlet Hastanesi
Telefon: 0216 326 69 23
Fax: 0216 339 33 28
Adres:Koşuyolu Kalfa Çeşme Sk. No : 1 Üsküdar - İSTANBUL
Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0212 510 03 91
Fax: 0212 547 22 33
Adres:Balıklı Yolu Zeytinburnu - İSTANBUL
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Telefon: 0216 391 06 80 (20 hat) - 0216 343 20 73
Fax: 0216 343 92 51
Adres:Burhanettin Üstünel Cad. Salı Sk. Üsküdar - İSTANBUL
istanbuldaki devlet hastaneleri, istanbulda kaç tane hastane var, istanbuldaki hastanelerin adları, istanbulda olan hastanelerin adres ve telefon bilgileri, istanbuldaki hastanelerin iletişim bilgileri, kamu hastaneler birliğine bağlı hastaneler hangileri, istanbulda kaç tane kamu hastaneler birliği genel sekreterliği var, hastanesi adres ve telefon bilgileri, iletim bilgileri, nerede, nasıl gidilir, hastanesinde varmı, zeynep kamil hastanesi adres ve telefon bilgileri, zeynep kamilde tüp bebek var mı, zeynep kamilde çocuk kardiyoloji varmı randevu, hastane randevu alma, mhrs randevu ekranı, istanbulda bulunan tüm hastanelerin adres ve telefonları, zeynep kamil hastanesi telefon numarası, üsküdar devlet polis hastanesi adres ve telefon numarası, bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
HAMİLELİKTE HAFTA HAFTA BEBEĞİN GELİŞİMİ...
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Anne olacak adayların, yani hamilerin karnındaki bebekleri ile geçirecekleri 9 aylık süre anneye her ne kadar uzun gelse de, dışarıdan gören bir insan için öyle değildir. Hamilelerin vücudundaki değişiklikler çok çabuk göze çarptığı için dışarıdan bir insana ne çabuk geçti, büyüdü gibi ifadeler kullanabilir, ama anne için ise öyle değildir. Anne bu 40 haftalık süreçte bir çok zor durumda kalabiliyor ve vücudundaki değişiklikleri ilk o fark ediyordur.
Öncelikle 40 Hafta sürecek hamilelik süresi 3 ana döneme ayrılıyor, bunlar birinci dönem, ikinci dönem ve üçüncü dönemlerdir. Bu dönemlere göre bebekteki ve annedeki değişiklikler hafta hafta aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Birinci dönem
Hamileliğinizin ilk 12 haftasında sizde ve bebeğinizdeki değişimleri kapsamaktadır.
Başlangıç
Bebeğiniz
250 milyon spermden yalnızca bir tanesi yumurtanıza ulaştı. Bu mucizevi anda yumurtayla sperm birleşir ve bebeğiniz için ilk temeller atılmış olur.
Hücreler bölünerek oluşmaya başlar. Sonunda embriyo ve plasentaya dönüşür. Bundan sonraki 4 günde hücre grubu rahminize ulaşarak buraya yerleşir ve 7. günde artık hamilesiniz!
Bedeniniz
Hormonlarınız periyodunuz durması için kimyasal sinyaller gönderir. 12 gün sonra, yaptırdığınız testte idrarınızdaki hamilelik hormonu açığa çıkmış olacak. Yaptığınız testte pembe çizgiyi rahatça görebilirsiniz.
0-5. hafta
Bebeğiniz
Oluşan embriyonuz kurbağa yavrusuna benziyor ve belki de bir pirinç tanesinden bile küçük. Ama böyle olduğu halde beyni ve sinir sistemi gelişmeye başladı bile. 4. haftada bir tomurcuk kadar olsa da kalbi dakikada 80 kere damarlarına kan pompalayarak gelişmesini sağlar.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bedeniniz
Hormonlarınızın değişmesiyle beraber hamileliğiniz ortaya çıkmaya başladı. Göğüsleriniz hassaslaştığı bu dönemde kendinizi hasta gibi hissetmeye başlayabilirsiniz. Koku duyunuz da geliştiği için yemek ya da parfüm kokularında mideniz bulanabilir. Hamileliğinizin başladığı bu günlerde dolaşım sisteminizin de değişip hızlanmasının etkisiyle sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissedebilirsiniz.
6-8. hafta
Bebeğiniz
Gözleri ve kulakları form almaya başlayan bebeğinizin sonradan ayak ve kollara dönüşecek uzuv tomurcukları da oluşmaya başladı. Yüzü de şekillenip kemikleri güçlenir. Tabii bu arada bebeğiniz hareket de ediyor ama bir fasulye tanesi kadar olduğu için ne yazık ki siz bunu hissedemiyorsunuz!
Bedeniniz
Sabah bulantıları ya da akşam ve gece de olabilir. Kendinizi yorgun hissediyor ve her fırsatta dinlenmek istiyorsunuz. Metabolizmanız da hızlandığı için bedeniniz daha sıcak olacaktır. Çünkü damarlarınız genişler ve daha fazla kan dolar. Rahminiz 8. haftada bebeğinizin gelişimine bağlı olarak büyür ve bir portakal büyüklüğüne erişir. Bu durum, arada hissedeceğiniz karın kramplarına neden olabilir.
9-10. hafta
Bebeğiniz
Göz kapakları ve tırnakları gelişen bebeğiniz artık bir üzüm kadar. Bebeğinizin cinsiyeti döllenme başladığı andan itibaren belli ama artık cinsel organı da oluşmaya başlıyor. Ayrıca küçük bir kurbağanın kuyruğuna benzeyen miniğiniz artık gelişerek insan görünümü almaya başladı.
Bedeniniz
Sizin de fark edeceğiniz gibi göğüsleriniz çok büyüdü. Çünkü artan melanin hormonuyla birlikte süt bezleri faaliyete geçti ve göğüsleriniz süt dolmaya, göğüs ucundaki kahverengi bölge koyulaşmaya başladı. Bu dönemde kendinizi sürekli aç ve farklı yiyecekler aşerirken bulabilirsiniz.
11-12 hafta
Bebeğiniz
İskelet sistemi gelişti ve kemikleri güçlenerek tüm vücut bölümleri şekle girdi. El ve ayak parmakları ayrık ve kıvrık. Bebeğinizin böbrekleri de faaliyete geçti ve yuttuğu amniyo sıvısını dışarı atmaya başladı.
Bedeniniz
Umarız mide bulantınız azalmıştır ve kendinizi daha enerjik hissediyorsunuzdur. Ama hala damarlarınızda daha fazla kan dolaştığı için normalden daha sıcak olabilirisiniz. Rahminiz kendine daha çok yer açmak için pelvisinize baskı yapıyor. Değişen hormonlar ve rahmin baskısı nedeniyle biraz ağrı hissedebilirsiniz. Bu da kendinizi masajla şımartmak için harika bir mazeret olabilir!
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
İkinci dönem
İkinci döneminde artık bebeğiniz tamamen büyümeye başlar. El ve ayak parmakları belirginleşir.
13-15. hafta
Bebeğiniz
Bu haftalar arasında bebeğinizin bütün organları gelişmiş olur. İlerleyen haftalarda da olgunlaşmaya devam eder. Derisi çok ince ve saydam bir halde olur. Bu yüzden de kan damarları görünür. Ayva tüyleri bütün vücudunu kaplar. Bu tüyler, hamileliğinizin 26. haftasına kadar uzamaya devam eder. Bebeğinizin parmakları ve ayak parmakları artık ayrılıp ayırt edilebilir. Ayrıca ayak tırnakları da şekillenmeye başlar. Bebeğiniz artık 8 cm uzunluğunda ve standart bir ölçüye ulaşmış durumda. Bebeğiniz bu dönemde artık ellerini keşfeder. Belki de ilk oyuncağı olarak kordon bağınızla oynamaya başlar!
Bedeniniz
Enerjiniz artar. Mide bulantılarınız ve sürekli tuvalete gitme ihtiyacınız biraz azalır. O çok yemek yiyen görüntünüzün yerini ileri doğru genişleyen bir karın alır. Ama bu sizin hissettiğiniz kadar rahatsızlık verici büyüklükteki bir görüntü olmaz. Bu haftalar arasında yüzünüzde benekler oluştuğunu görürseniz hemen panik olmayın. Çünkü doğumdan sonra genellikle bu lekeler geçer. Dilerseniz doktorunuza danışarak cildinize uygun bir cilt temizleyicisi kullanabilirsiniz. Tabii diğer bir çözüm yolu da hormonlarınızın sakinleşmesini beklemek.
16-18. hafta
Bebeğiniz
Artık bebeğiniz 13 cm uzunluğunda ve tam bir insan görünümünde. Kafasını göğsünün üzerinde tutmak yerine artık olduğu yerde yukarı doğru kaldırabilir. Kol ve bacaklarını vücudunun geri kalan kısmıyla beraber kullanmaya başlar. Böylece artık vücudu, kol ve bacakları orantılı bir şekilde olur. Bebeğinizin sinir sistemi de çalışmaya başlar. Bu onun uzuv hareketlerini beyniyle kontrol edebileceği anlamına gelir. 20. haftanızdaki ultrason taramanızı izlediğinizde bebeğinizin parmağını emdiğini görebilirsiniz.
Bedeniniz
Şimdi vücudunuzda yüksek oranda salgılanan östrojen hormonundan faydalanma zamanı. Bu hormon sayesinde cildinize ve saçlarınıza parlaklık gelir. Aslında bu dönemde hamileliğiniz hareketlenir. Bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Bu aşamada bebeğinizin hareketleri hafif çırpınışlar şeklinde olur. Bu süreç ‘hızlandırma’ olarak bilinir. Bağ dokunuz esnemeye devam eder. Alt karın bölgenizde biraz acı ve ağrı hissedebilirsiniz. Bu dönemde hamilelik kıyafetlerinizi de seçmeye başlasanız iyi olur.
19-21. hafta
Bebeğiniz
Ayva tüyleriyle birlikte bebeğinizin cildi iyice şekillenmeye başlar. Daha parlak bir hal alır. Kalın ve kremsi yapı, anne karnındaki o sıvı ortamdan korunmasını sağlar. Artık bebeğinizin el ve ayak parmaklarındaki izler belli olmaya başlar. Belki biraz saçları da çıkmaya başlamış olur. 21. haftadan itibaren hızlı göz hareketleri başlar. Bu da bebeğinizin gözkapaklarını aşağı ve yukarı doğru hareket ettirebileceği anlamına gelir. Tıpkı biz yetişkinlerin rüya görürken yaptığı gibi. Ayrıca bu haftalar arasında bebeğiniz vücudunuzda salgılanan antikorlardan faydalanmaya başlar. Bu hücreler onu doğumundan sonra ilk 6 ay, sizin çok önceden bağışıklık kazandığınız virüslerden korur.
Bedeniniz
Neredeyse yolun yarısına geldiniz. Bu haftalarda rahminiz oldukça gelişir. 20. haftaya doğru rahminiz göbek deliğinizin seviyesine yaklaşır. Bu da karnınızın daha belirgin olmasını sağlar. Belinizin ortasında linea negra adı verilen koyu kahverengi bir çizgi belirir. Bu vücudunuzdaki östrojen salgısının artmasından dolayı olur. Bu haftalarda süt kanallarının gelişmeye başlamasıyla göğüsleriniz daha hassaslaşır.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
22-24. hafta
Bebeğiniz
Gözleri, gözkapakları, kirpikleri artık tamamen gelişmiş bir halde. Ayrıca dilindeki tat tomurcukları da gelişmeye başlar. Ses telleri fonksiyona geçer. Refleksleri güçlendikçe dışarıdaki seslerden dolayı hıçkırabilir. Cinsiyeti kızsa bu andan itibaren rahmi şekillenmeye başlar. Eğer erkekse de testisleri belirginleşip testosteron salgılamaya başlar. Ayrıca bu haftalarda vücudundaki şekerin çözülmesini sağlayan insülin salgılanmaya başlar.
Bedeniniz
Hormonlarınız hamilelikten dolayı gerilen kaslarınızı ve bağ dokunuzu gevşetmeye devam eder. Tabii bazı kadınlarda bu bel ya da siyatik ağrısına neden olabilir. Genişleyen rahminiz, midenizi yukarı doğru iter. Oradaki mide kapakçığını boş yere açılıp kapanması asit salgılanmasına neden olur. Bu da midenizin ekşimesine neden olur. Karnınız ne kadar büyürse mide ekşimesi sorununuzun artma riski de o kadar çok olur. Bu haftalarda kalbiniz her zamankinden hızlı çalışır. Dakikada 6 litre kan pompalamaya başlar. Ayrıca unutkanlık yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi tamamen hamileliğinizde salgılanan hormonlar.
25-27. hafta
Bebeğiniz
Eklemleri, bağ dokusu, omurga yapısı hızla gelişmeye devam eder. Bu da bebeğinizin büyüdüğü anlamına gelir. Artık biraz da olsa saçları çıkar. Gözleri tamamen şekillenmiş olur. Bebeğiniz haftalar ilerledikçe ona daha samimi gelecek olan sesinizi ayırt etmeye başlar. Bu yüzden de doğduğunda onu en rahatlatan ses sizin sesiniz, unutmayın.
Bedeniniz
Ne yazık ki bu karnınız, göğüsleriniz ve kalçalarınızda çatlaklar oluşmaya başlar. Bu cildinizin hassaslaşması ve vücudunuzdaki hormonsal değişikliklerden dolayı olur. Kalsiyum eksikliğinden dolayı bacaklarınızda kramplar oluşabilir. Bu yüzden bu haftalarda bol süt için, peynir ve yoğurdu çokça yiyin. Hafif egzersizler yapmaya devam edin. Sıkı bir vücuda sahip olmak, doğum sırasında acınızın azalmasını da sağlayacaktır.
Üçüncü dönem
Üçüncü dönem ve hamileliğin son dönemi olarak kabul edilen bu dönem en heyecanlı dönemdir, çünkü bebeğinizin doğmasına az bir süre kalmıştır.
28-30. hafta
Bebeğiniz
28 haftadan itibaren bebeğiniz gözlerini açabilir. Gözleri mide duvarından sızan ışığa karşı duyarlı olur. Artık bebeğiniz önemli bir dönüm noktasına girmiş durumda. Çünkü minik ve zayıf olmasına rağmen o anda bile dünyaya gelse yaşama şansı çok yüksek. Çünkü boyu 24.5 cm ve kilosu da 1.400 gram civarında.
Bedeniniz
bedeniniz bu hafta, hamileliğinizin ikinci döneminin sonlandırdığını gösterir. Ayrıca kilonuzun artmasıyla ağrı ve sancılarınız da artmaya başlayabilir. Bacaklarınızda varis oluşabilir. Biri karnınıza kulağını yasladığında kalp atışını duyabilir.
31-33. hafta
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bebeğiniz
Bebeğinizin vücudundaki o ilk ayva tüyleri kaybolmaya başlar. Bebeğiniz ara sıra uykuya dalar. Ayrıca dış dünyaya hazırlık yapmak için fazladan yağ tabakaları oluşur. Bebeğinizin cildi ten rengidir ve damarları görünmez. Artık bir yenidoğan görünümünde.
Bedeniniz
Göğüslerinizden artık kolostrum (ilk süt) gelmeye başlar. Bu ilk süt açık sarı renkte olur. Böylece vücudunuz bebeğinizi emzirmeye hazırlar. Bu haftalarda birçok hamile bacaklarında ve ayak bileklerinde şişkinlik yaşar.
34-36. hafta
Bebeğiniz
Beyni ve sinir sistemi hızla gelişmeye devam eder. Bebeğiniz doğduğunda da beyni olgunlaşmaya devam eder. 35. haftaya geldiğinde karaciğeri ve böbrekleri tamamen şekillenmiş olur. Hatta böbrekleri idrar üretmeye başlar. Sindirim sistemi de şekillenmiştir ve bağırsakları mekonyumla (ilk kaka) dolu olur.
Bedeniniz
Bebeğiniz büyümeye devam ettikçe karnınızın içinde boşluk alan yaratmaya çalışır. Bu nedenle ciğerlerinize baskı uygulamaya başlar. Nefes alıp verirken zorlanabilirsiniz. Bu dönemde Braxton Hicks (yalancı kasılma) da görülebilir. Bu vücudunuzun kendini doğuma hazırladığını gösterir.
37-39. hafta
Bebeğiniz
Küçüğünüz artık 45 cm uzunluğunda. Gün içinde en az on kez hareket ettiğini hissedersiniz. Bağışıklık sistemi tamamen gelişmiş olur. Kafası leğen kemiğinize doğru döner ve büyük gün için hazırlanır. Ciğerleri en son gelişecek olan organlardır. Ama 39. haftadan itibaren tamamen fonksiyona geçmeye başlar. Rahminizden dışarı doğru hava vermeye hazır olur.
Bedeniniz
Bu dönemde hala vücudunuz ev temizliği bile yapacak kadar esnek. Ama kendinizi çok zorlamamanızda fayda var. Bu dönemdeki gerginliğinizi ve stresinizi yüzerek atabilirsiniz. Artık doğum çantanızı hazırlamaya başlasanız iyi olur.
40. hafta
Bebeğiniz
Artık bebeğiniz; duyabilir, koklayabilir, tadabilir ve hissedebilir. Doğum için tamamen hazır bir halde. Karnınızın içinde ters dönmüş bir durumda. Daha keskin sancılar hissetmeye başlarsınız. Ortalama olarak bebeklerin doğumdaki kilosu 3 kilo 400 gram civarında.
Bedeniniz
Aldığınız kilolardan dolayı kendinizi iyice rahatsız hissedersiniz. Çünkü bu kilolar belkemiğinize ve bacaklarınıza çok fazla baskı uygular. Bu hafta size çok uzun gelebilir. Siz herhangi bir ağrı hissetmeseniz bile rahim ağzınız yavaş yavaş açılmaya başlamış olabilir. Bebeğiniz dünyaya gözlerini açmaya hazır. bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
hamilelikte hafta hafta görüntü, anne karnındaki bebeğin hafta hafta gelişimi ,hafta hafta hamilelik takibi, hamilelikte hangi hafta da neler olur, hamilelik kaç hafta sürüyor, hamilelikte 10. hafta da olanlar neler, hamilelikte 20. 30 35. haftada neler olur, hamilelikte karın ne zaman büyümeye başlıyor, anne karnında bebek hangi haftada büyümeye başlıyor, hamilelik ve bebek gelişi, anne karnındaki bebek, bebeğin hafta hafta büyümesi, hamilelikte hafta takibi, hamilelikte en çok kilo hangi haftada alınıyor, hamilelikte kilo almak normal mi, anne karnında bebek tam olarak hangi haftada belirgin oluyor, bebek cinsiyeti hangi haftada belli oluyor, anne karnındaki bebeğin cinsiyeti kaçıncı haftada belli oluyor bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Anne olacak adayların, yani hamilerin karnındaki bebekleri ile geçirecekleri 9 aylık süre anneye her ne kadar uzun gelse de, dışarıdan gören bir insan için öyle değildir. Hamilelerin vücudundaki değişiklikler çok çabuk göze çarptığı için dışarıdan bir insana ne çabuk geçti, büyüdü gibi ifadeler kullanabilir, ama anne için ise öyle değildir. Anne bu 40 haftalık süreçte bir çok zor durumda kalabiliyor ve vücudundaki değişiklikleri ilk o fark ediyordur.
Anne adayları hamile kalmadan önce yada hamileliklerini anladıkları zamanda, hamilelikte karşılaşabilecekleri her şey hakkında bilgi edinmeye başlıyorlar. Anne adayları hamilelik boyunca nasıl davranması gerektiğini, neler yiyip içmesi gerektiğini, hamilelikte hangi hareketlerden kaçınılması gerektiği gibi bir sürü konu hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Hamileler gün geçtikçe karnındaki bebeğinin ne kadar büyüdüğünü ve nasıl büyüdüğünü görmek istedikleri için her doktor kontrollerini iple çekmektedirler.
Anne adayları hamilelik süreci boyunca bir de yapılması gereken testler ve tahliller olduğunu öğrenmektedirler. Anne adayları bebeğin büyüme ve gelişmesi açısından yapılması gereken testler arasında ikili test, üçlü test, doppler renkli ultrason gibi bir çok şey bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra anneyi en çok heyecanlandıran ve gün gün takip ettirmeye yönelten şey ise, bebeği kaçıncı haftada ne kadar büyüdüğü ve kendisinin hafta hafta karnının nasıl ne kadar büyüyeceği gibi konulardır.
Sizlere bu yazımızda hamilelik süresince hafta hafta ve gün gün annedeki değişiklikler neler ve hafta hafta bebeğin gelişimi anne karnındaki gelişim süreci hakkında bilgileri sizler için derledik.
İşte Hamilelikte Hafta Hafta Anne ve Bebek Gelişimi
Öncelikle 40 Hafta sürecek hamilelik süresi 3 ana döneme ayrılıyor, bunlar birinci dönem, ikinci dönem ve üçüncü dönemlerdir. Bu dönemlere göre bebekteki ve annedeki değişiklikler hafta hafta aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Birinci dönem
Hamileliğinizin ilk 12 haftasında sizde ve bebeğinizdeki değişimleri kapsamaktadır.
Başlangıç
Bebeğiniz
250 milyon spermden yalnızca bir tanesi yumurtanıza ulaştı. Bu mucizevi anda yumurtayla sperm birleşir ve bebeğiniz için ilk temeller atılmış olur.
Hücreler bölünerek oluşmaya başlar. Sonunda embriyo ve plasentaya dönüşür. Bundan sonraki 4 günde hücre grubu rahminize ulaşarak buraya yerleşir ve 7. günde artık hamilesiniz!
Bedeniniz
Hormonlarınız periyodunuz durması için kimyasal sinyaller gönderir. 12 gün sonra, yaptırdığınız testte idrarınızdaki hamilelik hormonu açığa çıkmış olacak. Yaptığınız testte pembe çizgiyi rahatça görebilirsiniz.
0-5. hafta
Bebeğiniz
Oluşan embriyonuz kurbağa yavrusuna benziyor ve belki de bir pirinç tanesinden bile küçük. Ama böyle olduğu halde beyni ve sinir sistemi gelişmeye başladı bile. 4. haftada bir tomurcuk kadar olsa da kalbi dakikada 80 kere damarlarına kan pompalayarak gelişmesini sağlar.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bedeniniz
Hormonlarınızın değişmesiyle beraber hamileliğiniz ortaya çıkmaya başladı. Göğüsleriniz hassaslaştığı bu dönemde kendinizi hasta gibi hissetmeye başlayabilirsiniz. Koku duyunuz da geliştiği için yemek ya da parfüm kokularında mideniz bulanabilir. Hamileliğinizin başladığı bu günlerde dolaşım sisteminizin de değişip hızlanmasının etkisiyle sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissedebilirsiniz.
6-8. hafta
Bebeğiniz
Gözleri ve kulakları form almaya başlayan bebeğinizin sonradan ayak ve kollara dönüşecek uzuv tomurcukları da oluşmaya başladı. Yüzü de şekillenip kemikleri güçlenir. Tabii bu arada bebeğiniz hareket de ediyor ama bir fasulye tanesi kadar olduğu için ne yazık ki siz bunu hissedemiyorsunuz!
Bedeniniz
Sabah bulantıları ya da akşam ve gece de olabilir. Kendinizi yorgun hissediyor ve her fırsatta dinlenmek istiyorsunuz. Metabolizmanız da hızlandığı için bedeniniz daha sıcak olacaktır. Çünkü damarlarınız genişler ve daha fazla kan dolar. Rahminiz 8. haftada bebeğinizin gelişimine bağlı olarak büyür ve bir portakal büyüklüğüne erişir. Bu durum, arada hissedeceğiniz karın kramplarına neden olabilir.
9-10. hafta
Bebeğiniz
Göz kapakları ve tırnakları gelişen bebeğiniz artık bir üzüm kadar. Bebeğinizin cinsiyeti döllenme başladığı andan itibaren belli ama artık cinsel organı da oluşmaya başlıyor. Ayrıca küçük bir kurbağanın kuyruğuna benzeyen miniğiniz artık gelişerek insan görünümü almaya başladı.
Bedeniniz
Sizin de fark edeceğiniz gibi göğüsleriniz çok büyüdü. Çünkü artan melanin hormonuyla birlikte süt bezleri faaliyete geçti ve göğüsleriniz süt dolmaya, göğüs ucundaki kahverengi bölge koyulaşmaya başladı. Bu dönemde kendinizi sürekli aç ve farklı yiyecekler aşerirken bulabilirsiniz.
11-12 hafta
Bebeğiniz
İskelet sistemi gelişti ve kemikleri güçlenerek tüm vücut bölümleri şekle girdi. El ve ayak parmakları ayrık ve kıvrık. Bebeğinizin böbrekleri de faaliyete geçti ve yuttuğu amniyo sıvısını dışarı atmaya başladı.
Bedeniniz
Umarız mide bulantınız azalmıştır ve kendinizi daha enerjik hissediyorsunuzdur. Ama hala damarlarınızda daha fazla kan dolaştığı için normalden daha sıcak olabilirisiniz. Rahminiz kendine daha çok yer açmak için pelvisinize baskı yapıyor. Değişen hormonlar ve rahmin baskısı nedeniyle biraz ağrı hissedebilirsiniz. Bu da kendinizi masajla şımartmak için harika bir mazeret olabilir!
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
İkinci dönem
İkinci döneminde artık bebeğiniz tamamen büyümeye başlar. El ve ayak parmakları belirginleşir.
13-15. hafta
Bebeğiniz
Bu haftalar arasında bebeğinizin bütün organları gelişmiş olur. İlerleyen haftalarda da olgunlaşmaya devam eder. Derisi çok ince ve saydam bir halde olur. Bu yüzden de kan damarları görünür. Ayva tüyleri bütün vücudunu kaplar. Bu tüyler, hamileliğinizin 26. haftasına kadar uzamaya devam eder. Bebeğinizin parmakları ve ayak parmakları artık ayrılıp ayırt edilebilir. Ayrıca ayak tırnakları da şekillenmeye başlar. Bebeğiniz artık 8 cm uzunluğunda ve standart bir ölçüye ulaşmış durumda. Bebeğiniz bu dönemde artık ellerini keşfeder. Belki de ilk oyuncağı olarak kordon bağınızla oynamaya başlar!
Bedeniniz
Enerjiniz artar. Mide bulantılarınız ve sürekli tuvalete gitme ihtiyacınız biraz azalır. O çok yemek yiyen görüntünüzün yerini ileri doğru genişleyen bir karın alır. Ama bu sizin hissettiğiniz kadar rahatsızlık verici büyüklükteki bir görüntü olmaz. Bu haftalar arasında yüzünüzde benekler oluştuğunu görürseniz hemen panik olmayın. Çünkü doğumdan sonra genellikle bu lekeler geçer. Dilerseniz doktorunuza danışarak cildinize uygun bir cilt temizleyicisi kullanabilirsiniz. Tabii diğer bir çözüm yolu da hormonlarınızın sakinleşmesini beklemek.
16-18. hafta
Bebeğiniz
Artık bebeğiniz 13 cm uzunluğunda ve tam bir insan görünümünde. Kafasını göğsünün üzerinde tutmak yerine artık olduğu yerde yukarı doğru kaldırabilir. Kol ve bacaklarını vücudunun geri kalan kısmıyla beraber kullanmaya başlar. Böylece artık vücudu, kol ve bacakları orantılı bir şekilde olur. Bebeğinizin sinir sistemi de çalışmaya başlar. Bu onun uzuv hareketlerini beyniyle kontrol edebileceği anlamına gelir. 20. haftanızdaki ultrason taramanızı izlediğinizde bebeğinizin parmağını emdiğini görebilirsiniz.
Bedeniniz
Şimdi vücudunuzda yüksek oranda salgılanan östrojen hormonundan faydalanma zamanı. Bu hormon sayesinde cildinize ve saçlarınıza parlaklık gelir. Aslında bu dönemde hamileliğiniz hareketlenir. Bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Bu aşamada bebeğinizin hareketleri hafif çırpınışlar şeklinde olur. Bu süreç ‘hızlandırma’ olarak bilinir. Bağ dokunuz esnemeye devam eder. Alt karın bölgenizde biraz acı ve ağrı hissedebilirsiniz. Bu dönemde hamilelik kıyafetlerinizi de seçmeye başlasanız iyi olur.
19-21. hafta
Bebeğiniz
Ayva tüyleriyle birlikte bebeğinizin cildi iyice şekillenmeye başlar. Daha parlak bir hal alır. Kalın ve kremsi yapı, anne karnındaki o sıvı ortamdan korunmasını sağlar. Artık bebeğinizin el ve ayak parmaklarındaki izler belli olmaya başlar. Belki biraz saçları da çıkmaya başlamış olur. 21. haftadan itibaren hızlı göz hareketleri başlar. Bu da bebeğinizin gözkapaklarını aşağı ve yukarı doğru hareket ettirebileceği anlamına gelir. Tıpkı biz yetişkinlerin rüya görürken yaptığı gibi. Ayrıca bu haftalar arasında bebeğiniz vücudunuzda salgılanan antikorlardan faydalanmaya başlar. Bu hücreler onu doğumundan sonra ilk 6 ay, sizin çok önceden bağışıklık kazandığınız virüslerden korur.
Bedeniniz
Neredeyse yolun yarısına geldiniz. Bu haftalarda rahminiz oldukça gelişir. 20. haftaya doğru rahminiz göbek deliğinizin seviyesine yaklaşır. Bu da karnınızın daha belirgin olmasını sağlar. Belinizin ortasında linea negra adı verilen koyu kahverengi bir çizgi belirir. Bu vücudunuzdaki östrojen salgısının artmasından dolayı olur. Bu haftalarda süt kanallarının gelişmeye başlamasıyla göğüsleriniz daha hassaslaşır.
bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
22-24. haftaBebeğiniz
Gözleri, gözkapakları, kirpikleri artık tamamen gelişmiş bir halde. Ayrıca dilindeki tat tomurcukları da gelişmeye başlar. Ses telleri fonksiyona geçer. Refleksleri güçlendikçe dışarıdaki seslerden dolayı hıçkırabilir. Cinsiyeti kızsa bu andan itibaren rahmi şekillenmeye başlar. Eğer erkekse de testisleri belirginleşip testosteron salgılamaya başlar. Ayrıca bu haftalarda vücudundaki şekerin çözülmesini sağlayan insülin salgılanmaya başlar.
Bedeniniz
Hormonlarınız hamilelikten dolayı gerilen kaslarınızı ve bağ dokunuzu gevşetmeye devam eder. Tabii bazı kadınlarda bu bel ya da siyatik ağrısına neden olabilir. Genişleyen rahminiz, midenizi yukarı doğru iter. Oradaki mide kapakçığını boş yere açılıp kapanması asit salgılanmasına neden olur. Bu da midenizin ekşimesine neden olur. Karnınız ne kadar büyürse mide ekşimesi sorununuzun artma riski de o kadar çok olur. Bu haftalarda kalbiniz her zamankinden hızlı çalışır. Dakikada 6 litre kan pompalamaya başlar. Ayrıca unutkanlık yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi tamamen hamileliğinizde salgılanan hormonlar.
25-27. hafta
Bebeğiniz
Eklemleri, bağ dokusu, omurga yapısı hızla gelişmeye devam eder. Bu da bebeğinizin büyüdüğü anlamına gelir. Artık biraz da olsa saçları çıkar. Gözleri tamamen şekillenmiş olur. Bebeğiniz haftalar ilerledikçe ona daha samimi gelecek olan sesinizi ayırt etmeye başlar. Bu yüzden de doğduğunda onu en rahatlatan ses sizin sesiniz, unutmayın.
Bedeniniz
Ne yazık ki bu karnınız, göğüsleriniz ve kalçalarınızda çatlaklar oluşmaya başlar. Bu cildinizin hassaslaşması ve vücudunuzdaki hormonsal değişikliklerden dolayı olur. Kalsiyum eksikliğinden dolayı bacaklarınızda kramplar oluşabilir. Bu yüzden bu haftalarda bol süt için, peynir ve yoğurdu çokça yiyin. Hafif egzersizler yapmaya devam edin. Sıkı bir vücuda sahip olmak, doğum sırasında acınızın azalmasını da sağlayacaktır.
Üçüncü dönem
Üçüncü dönem ve hamileliğin son dönemi olarak kabul edilen bu dönem en heyecanlı dönemdir, çünkü bebeğinizin doğmasına az bir süre kalmıştır.
28-30. hafta
Bebeğiniz
28 haftadan itibaren bebeğiniz gözlerini açabilir. Gözleri mide duvarından sızan ışığa karşı duyarlı olur. Artık bebeğiniz önemli bir dönüm noktasına girmiş durumda. Çünkü minik ve zayıf olmasına rağmen o anda bile dünyaya gelse yaşama şansı çok yüksek. Çünkü boyu 24.5 cm ve kilosu da 1.400 gram civarında.
Bedeniniz
bedeniniz bu hafta, hamileliğinizin ikinci döneminin sonlandırdığını gösterir. Ayrıca kilonuzun artmasıyla ağrı ve sancılarınız da artmaya başlayabilir. Bacaklarınızda varis oluşabilir. Biri karnınıza kulağını yasladığında kalp atışını duyabilir.
31-33. haftabu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
Bebeğiniz
Bebeğinizin vücudundaki o ilk ayva tüyleri kaybolmaya başlar. Bebeğiniz ara sıra uykuya dalar. Ayrıca dış dünyaya hazırlık yapmak için fazladan yağ tabakaları oluşur. Bebeğinizin cildi ten rengidir ve damarları görünmez. Artık bir yenidoğan görünümünde.
Bedeniniz
Göğüslerinizden artık kolostrum (ilk süt) gelmeye başlar. Bu ilk süt açık sarı renkte olur. Böylece vücudunuz bebeğinizi emzirmeye hazırlar. Bu haftalarda birçok hamile bacaklarında ve ayak bileklerinde şişkinlik yaşar.
34-36. hafta
Bebeğiniz
Beyni ve sinir sistemi hızla gelişmeye devam eder. Bebeğiniz doğduğunda da beyni olgunlaşmaya devam eder. 35. haftaya geldiğinde karaciğeri ve böbrekleri tamamen şekillenmiş olur. Hatta böbrekleri idrar üretmeye başlar. Sindirim sistemi de şekillenmiştir ve bağırsakları mekonyumla (ilk kaka) dolu olur.
Bedeniniz
Bebeğiniz büyümeye devam ettikçe karnınızın içinde boşluk alan yaratmaya çalışır. Bu nedenle ciğerlerinize baskı uygulamaya başlar. Nefes alıp verirken zorlanabilirsiniz. Bu dönemde Braxton Hicks (yalancı kasılma) da görülebilir. Bu vücudunuzun kendini doğuma hazırladığını gösterir.
37-39. hafta
Bebeğiniz
Küçüğünüz artık 45 cm uzunluğunda. Gün içinde en az on kez hareket ettiğini hissedersiniz. Bağışıklık sistemi tamamen gelişmiş olur. Kafası leğen kemiğinize doğru döner ve büyük gün için hazırlanır. Ciğerleri en son gelişecek olan organlardır. Ama 39. haftadan itibaren tamamen fonksiyona geçmeye başlar. Rahminizden dışarı doğru hava vermeye hazır olur.
Bedeniniz
Bu dönemde hala vücudunuz ev temizliği bile yapacak kadar esnek. Ama kendinizi çok zorlamamanızda fayda var. Bu dönemdeki gerginliğinizi ve stresinizi yüzerek atabilirsiniz. Artık doğum çantanızı hazırlamaya başlasanız iyi olur.
40. haftaBebeğiniz
Artık bebeğiniz; duyabilir, koklayabilir, tadabilir ve hissedebilir. Doğum için tamamen hazır bir halde. Karnınızın içinde ters dönmüş bir durumda. Daha keskin sancılar hissetmeye başlarsınız. Ortalama olarak bebeklerin doğumdaki kilosu 3 kilo 400 gram civarında.
Bedeniniz
Aldığınız kilolardan dolayı kendinizi iyice rahatsız hissedersiniz. Çünkü bu kilolar belkemiğinize ve bacaklarınıza çok fazla baskı uygular. Bu hafta size çok uzun gelebilir. Siz herhangi bir ağrı hissetmeseniz bile rahim ağzınız yavaş yavaş açılmaya başlamış olabilir. Bebeğiniz dünyaya gözlerini açmaya hazır. bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir
hamilelikte hafta hafta görüntü, anne karnındaki bebeğin hafta hafta gelişimi ,hafta hafta hamilelik takibi, hamilelikte hangi hafta da neler olur, hamilelik kaç hafta sürüyor, hamilelikte 10. hafta da olanlar neler, hamilelikte 20. 30 35. haftada neler olur, hamilelikte karın ne zaman büyümeye başlıyor, anne karnında bebek hangi haftada büyümeye başlıyor, hamilelik ve bebek gelişi, anne karnındaki bebek, bebeğin hafta hafta büyümesi, hamilelikte hafta takibi, hamilelikte en çok kilo hangi haftada alınıyor, hamilelikte kilo almak normal mi, anne karnında bebek tam olarak hangi haftada belirgin oluyor, bebek cinsiyeti hangi haftada belli oluyor, anne karnındaki bebeğin cinsiyeti kaçıncı haftada belli oluyor bu yazı www.songuncel.blogspot.com'a aittir



